Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Tevbe 62-63. ayetler

Kur'an · 9. sûre: Tevbe · 62-63. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

9/62-63

يَحْلِفُونَ بِٱللَّهِ لَكُمْ لِيُرْضُوكُمْ وَٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥٓ أَحَقُّ أَن يُرْضُوهُ

Yahlifûne billâhi leküm li-yurdûküm vallâhu ve rasûlühû ehakku en yurdûhü in kânû mü'minîn · E-lem ya'lemû ennehû men yuhâdidillâhe ve rasûlehû fe-enne lehû nâra cehenneme hâliden fîhâ; zâlike'l-hizyü'l-azîm

"Sizi hoşnut etmek için Allah'a yemin ederler; oysa eğer müminlerse, hoşnut etmeleri gereken asıl Allah ve Resulüdür. · Bilmediler mi ki, kim Allah'a ve Resulüne karşı sınır çekerse, ona içinde kalıcı olacağı cehennem ateşi vardır. İşte büyük rezillik budur."

أَحَقُّ أَن يُرْضُوهُ — bir zamir nüktesi

Cümlede iki özne var — vallâhu ve rasûlühû — ama zamir tekil: yurdû.

Bu, dilcilerin üzerinde durduğu bir yerdir ve izahlar nakledilir:

İzahGerekçe
Aİkisinin rızasının tek bir şey olması; ayrılık kabul etmemesi
BArapçada iki şeyden birinin zikredilip ötekinin ona bağlanması (hazf)
CZamirin son anılana (Resul) dönmesi

İzahları aktarıyorum, tercih dayatmıyorum.

يُحَادِدِ — kök: ح-د-د

Kökün somut anlamı: sınır, kenar; ve demir (hadîd). Hadd — bir şeyin bittiği ve ötekinin başladığı çizgi.

III. bâb muhâdde: karşı tarafta bir sınır çekmek, karşı safta yer almak.

Bunu bir dil gözlemi olarak kaydediyorum: kelime, muhalefeti coğrafî bir imgeyle anlatıyor — karşı tarafa geçip aradaki çizgiyi belirlemek. Ve Hadîd'de aynı kök hadîd (demir) vesilesiyle işlendi; kökün "kesinlik/keskinlik" fikri orada verilmişti.


Tevbe sûresinin tamamı