وَلَا تَطْرُدِ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُم بِٱلْغَدَوٰةِ وَٱلْعَشِىِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُۥ مَا عَلَيْكَ مِنْ حِسَابِهِم مِّن شَىْءٍ
"Sabah akşam Rablerinin rızasını isteyerek O'na yalvaranları kovma. Onların hesabından sana bir şey düşmez."
Bu ayet Kehf 18/28 ile aynı alandadır (vasbir nefseke mea'llezîne yed'ûne rabbehüm bi'l-ğadâti ve'l-aşiyy) ve orada işlendi. İki ayet karşılaştırılabilir:
| Yer | Emir |
|---|---|
| Kehf 18/28 | Vasbir nefseke meahüm — onlarla birlikte sabret |
| En'âm 6/52 | Ve lâ tatrudi'llezîne… — onları kovma |
Aynı grup, biri olumlu biri olumsuz emirle. Ve Abese'de aynı mesele işlendi. Üç yerde de ölçü aynı: muhatabın konumu değil, yönelişi.
مَا عَلَيْكَ مِنْ حِسَابِهِم مِّن شَىْءٍ — ve gerekçe: hesap sorumluluğunun devri. Ra'd 13/40'ta (innemâ aleyke'l-belâğu ve aleyne'l-hisâb) bu ayrım işlendi; oraya dayanıyorum.