إِنَّكَ مَيِّتٌ وَإِنَّهُم مَّيِّتُونَ · ثُمَّ إِنَّكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عِندَ رَبِّكُمْ تَخْتَصِمُونَ
"Sen de öleceksin, onlar da ölecekler. Sonra siz, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda birbirinizle davalaşacaksınız."
Cümlenin kuruluşu kaydedilmelidir: ölüm, önce muhataba söyleniyor. İnneke meyyitün — ve ancak ondan sonra karşı taraf anılıyor.
Ğâfir (Mü'min) 40/47'de ateşte tartışma (yetehâccûn) ayrıntılı işlendi ve orada tartışmanın orada da sürdüğü kaydedilmişti. Burada aynı fikir başka bir kökle veriliyor ve muhatabı daha geniş: inneküm — hepiniz.
Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: ayet, dünyadaki tartışmanın kapanmadığını, yalnızca yer değiştirdiğini söylüyor.