ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا رَّجُلًا فِيهِ شُرَكَآءُ مُتَشَٰكِسُونَ وَرَجُلًا سَلَمًا لِّرَجُلٍ هَلْ يَسْتَوِيَانِ مَثَلًا
"Allah şöyle bir örnek verdi: birbiriyle çekişen ortakların elindeki bir adam ile tek bir adama teslim olmuş bir adam. Bu ikisinin durumu bir olur mu?"
Örnek, o günün hayatından alınmıştır: birden fazla sahibi bulunan bir köle ile tek sahibi olan bir köle.
مُتَشَٰكِسُون — kök ش-ك-س: huysuz, geçimsiz, çekişen. VI. bâb: karşılıklı çekişme. Kelime Kur'an'da yalnız burada geçer.
Temsilin işi kaydedilmeye değer ve kendi okumam olarak veriyorum: ayet çokluğun teorik yanlışlığını tartışmıyor — pratik sonucunu gösteriyor. Birden çok sahibi olan kişi, kime göre davranacağını bilemez; her biri ayrı şey ister, hiçbirini tam memnun edemez.
Yani mesele bir inanç tartışması olmaktan çıkıp bir yön meselesi hâline getiriliyor. Ve bu, sûrenin ikinci ayetindeki emirle örtüşüyor: muhlisan lehü'd-dîn — karışığın ayıklanması.
سَلَمًا لِّرَجُلٍ — "bir adama teslim". Kök س-ل-م — sûrenin merkezindeki ihlâs kavramının pratikteki karşılığı burada teslim kelimesiyle veriliyor.