تُرْجِى مَن تَشَآءُ مِنْهُنَّ وَتُـْٔوِىٓ إِلَيْكَ مَن تَشَآءُ وَمَنِ ٱبْتَغَيْتَ مِمَّنْ عَزَلْتَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكَ ذَٰلِكَ أَدْنَىٰٓ أَن تَقَرَّ أَعْيُنُهُنَّ وَلَا يَحْزَنَّ وَيَرْضَيْنَ بِمَآ ءَاتَيْتَهُنَّ كُلُّهُنَّ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا فِى قُلُوبِكُمْ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَلِيمًا
Türcî men teşâü minhünne ve tü'vî ileyke men teşâ', ve meni'bteğayte mimmen azelte fe-lâ cünâha aleyk, zâlike ednâ en tekarra a'yünühünne ve lâ yahzenne ve yerdayne bimâ âteytehünne küllühünne, va'llâhu ya'lemü mâ fî kulûbiküm, ve kâna'llâhu alîmen halîmâ
"Onlardan dilediğini geriye bırakır, dilediğini yanına alırsın. Ayırdıklarından birini istersen, sana bir günah yoktur. Bu, gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin, kendilerine verdiğine razı olması için daha uygundur. Allah kalplerinizde olanı bilir. Allah bilendir, halîmdir."
تُرْجِى — kök ر-ج-و ya da ر-ج-أ. Ertelemek, geriye bırakmak. Yirmi birinci ayette aynı kök yercû (ummak) olarak geçmişti ve orada kaydedilmişti: kökün altında hem "ummak" hem "ertelemek" var.
Ve iki geçişin karşılaştırılması kayda değer: 21'de umut, burada erteleme. Aynı kök, biri zamanın ilerisine bakmak, öteki zamanı ileri atmak.
| Ayet | Terkip | Gerekçe |
|---|---|---|
| 51 | zâlike ednâ en tekarra a'yünühünne ve lâ yahzenne ve yerdayne | Gönül rahatlığı |
| 59 | zâlike ednâ en yu'rafne fe-lâ yü'zeyne | Tanınma ve incitilmeme |
Ve bu, kaydedilmesi gereken bir olgudur: Kur'an, bu iki yerde hükmün niçin konduğunu açıkça yazıyor. Ve iki gerekçe de insanların iç durumuna bakıyor: birinde gönül rahatlığı, ötekinde incitilmeme.
Ve ednâ kalıbının bir başka özelliği: ism-i tafdîldir, yani "en" değil "daha" der. Kesin bir en iyi değil, bir yönelim bildiriyor — beşinci ayetteki aksat gibi.
Ve deyimin resmi kökten geliyor: göz, huzursuz olduğunda gezinir, sabit duramaz — onuncu ve on dokuzuncu ayetlerde tam olarak bu anlatılmıştı (zâğati'l-ebsâr, tedûru a'yünühüm). Gözün "durması", huzurun işaretidir.
| Ayet | Göz | Hâl |
|---|---|---|
| 10 | zâğati'l-ebsâr | Korku — kayan bakış |
| 19 | tedûru a'yünühüm | Korku — dönen bakış |
| 51 | tekarra a'yünühünne | Huzur — duran bakış |
Ve buradaki geçiş kayda değer: zamir eril çoğul (kulûbiküm) — yani hitap yalnız kadınlara değil, herkese.
Cümlenin işlevi: bir düzenleme yapılıyor ve düzenlemenin işleyip işlemediği, dışarıdan değil kalpten ölçülüyor. Beşinci ayetteki ölçü (mâ teammedet kulûbüküm) burada tekrarlanıyor.
Ve fasılanın ayetle uyumu: ayet bir düzenlemeyi ve o düzenlemenin insanlarda uyandırabileceği duyguları konu ediyor. Ve halîm ismi, "bilir ama acele etmez" anlamını taşıyor.