Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Ankebût 47. ayet

Kur'an · 29. sûre: Ankebût · 47. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

29/47

وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ فَٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَٰهُمُ ٱلْكِتَٰبَ يُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَمِنْ هَٰٓؤُلَآءِ مَن يُؤْمِنُ بِهِۦ وَمَا يَجْحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا ٱلْكَٰفِرُونَ

"İşte sana da kitabı böyle indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimizden ona inananlar vardır; şunlardan da ona inanan vardır."

Ayetin dizimi kaydedilmelidir: iki grup da aynı fiille anılıyoryü'minûne bih ve men yü'minü bih.

Ve min edatı ikinci grupta açıkça geçiyor: ve min hâülâi men yü'minü bih — "bunlardan da inanan vardır."

Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: ayet, iki topluluğun hiçbiri hakkında toptan hüküm kurmuyor. Ankebût 29/46'daki illellezîne zalemû minhüm kaydı da aynı yerden geliyordu. Sûre, gruplar arasında değil, tavırlar arasında ayrım yapıyor — ve bu, STYLE'ın korunan çizgisidir.

يَجْحَدُ — kök ج-ح-د: bile bile inkâr etmek. Kök Ahkāf 46/26'da işlendi ve orada dilcilerin kaydettiği "toprağın verimsiz olması" (ardun cehâd) ilişkisi verilmişti. Tekrarlamıyorum.


Bu bölümde çözümlenen kökler

ج-ح-د

Ankebût sûresinin tamamı