2/234-235 — Bekleme süresi ve "üstü kapalı söz"
Süre burada da belirlidir. Ve süre dolduğunda hüküm açıkça kalkıyor: fe-lâ cünâha aleyküm fîmâ fealne fî enfüsihinne bi'l-ma'rûf — süre sonrasında yapacakları şeyde bir sakınca yoktur.
وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِيمَا عَرَّضْتُم بِهِۦ مِنْ خِطْبَةِ ٱلنِّسَآءِ — ta'rîz: üstü kapalı, dolaylı söz. Kök ع-ر-ض — 224. ayetteki urda ile aynı kök: enine gelmek, dolaylı olmak.
Ayet, bekleme süresi içinde açık evlilik teklifini yasaklarken üstü kapalı sözü serbest bırakıyor: ve lâkin lâ tüvâıdûhünne sirran illâ en tekūlû kavlen ma'rûfâ.
Bu ayrım ince ve gerçekçidir: insanın niyetini tamamen bastırması istenmiyor; niyetin bağlayıcı bir söze dönüşmesi engelleniyor.
وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِىٓ أَنفُسِكُمْ فَٱحْذَرُوهُ — ve içten geçenin bilindiği hatırlatılıyor. Sonra hemen ardından: va'lemû ennallâhe ğafûrun halîm — bağışlayıcı ve halîm (acele etmeyen) olduğu.