2/231 — Zarar vermek için tutmak
"Kadınları boşadığınızda bekleme sürelerinin sonuna geldiklerinde, ya iyilikle tutun ya da iyilikle bırakın. Zarar vermek için, haklarına tecavüz etmek üzere tutmayın."
ضِرَارًا لِّتَعْتَدُوا۟ — kök ض-ر-ر, ve kalıp III. bâbdan (mufâale): karşılıklılık ya da kasıt bildirir. Yani "zarar görmesi için, bile bile."
Ayet niyeti hükme sokuyor. Fiil aynıdır — geri dönmek. Ama niyet farklıysa hüküm değişiyor: 228. ayette in erâdû ıslâhan (ıslah isterlerse) izin verilen şey, burada dırâran (zarar için) yapıldığında yasaklanıyor.
Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: aynı bölümde aynı fiil iki kez geçiyor ve ikisini ayıran şey yalnızca niyettir.
وَلَا تَتَّخِذُوٓا۟ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ هُزُوًا — "Allah'ın âyetlerini alaya almayın." Cümlenin buraya konması dikkat çekicidir: hükmü usulüne uygun biçimde kullanıp amacının tersine çevirmek, ayette alay olarak adlandırılıyor.
Bu, sûrede izlenen örüntünün devamıdır: 2/188'de hukuku alet ederek haksızlık, 2/65'te yasağın etrafından dolaşma, 2/42'de bâtıla hak elbisesi giydirme. Hepsinde biçim korunuyor, işlev boşaltılıyor.