Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Kehf 50-54. ayetler

Kur'an · 18. sûre: Kehf · 50-54. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

18/50-54

وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِءَادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ كَانَ مِنَ ٱلْجِنِّ فَفَسَقَ عَنْ أَمْرِ رَبِّهِۦٓ … وَكَانَ ٱلْإِنسَٰنُ أَكْثَرَ شَىْءٍ جَدَلًا

"Hani meleklere 'Âdem'e secde edin' demiştik… İblîs hariç; o cinlerdendi ve Rabbinin emrinden çıktıİnsan, tartışmaya her şeyden çok düşkündür."

Bu kıssa Bakara 2/30-38'de ve Sâd 38/71-85'te işlendi. Tekrarlamıyorum.

Buradaki farklar kaydedilmelidir ve bu bir metin verisidir:

YerVurgu
Bakara 2/30-38Halifelik ve isimler
Sâd 38/71-85Kıyasene hayrun minh
Kehf 18/50Kâne mine'l-cinni fe-feseka an emri rabbihcinlerden olması ve emirden çıkması

ف-س-ق kökü: hurmanın kabuğundan çıkması — sınırdan taşmak. Hucurât 49/6'da ve Bakara 2/26'da işlendi.

أَفَتَتَّخِذُونَهُۥ وَذُرِّيَّتَهُۥٓ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِى وَهُمْ لَكُمْ عَدُوٌّFâtır (Melâike) 35/6'da (fettehızûhü adüvvâ) aynı çizgi işlendi; oraya dayanıyorum.

وَكَانَ ٱلْإِنسَٰنُ أَكْثَرَ شَىْءٍ جَدَلًا (54)

ج-د-ل kökü Ğâfir (Mü'min)'nin bütün omurgasıydı — orada beş geçişi tablolanmış ve kınanan şeyin dayanaksız tartışma olduğu kaydedilmişti. Ve Bakara 2/197'de kökün somut anlamı (ipi sıkıca bükmek) çözümlenmişti. Oraya dayanıyorum.

Buradaki ifade kaydedilmeye değer: eksera şey'in cedelâ — "her şeyden çok tartışmacı".

Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: cümle, tartışmayı insanın en belirgin özelliği olarak adlandırıyor. Ve sûrenin yirmi ikinci ayetinde tartışma bizzat sınırlanmıştı (fe-lâ tümâri fîhim illâ mirâen zâhirâ). İki ayet birlikte okunur: eğilim tespit ediliyor, sonra sınır konuyor.


Bu bölümde çözümlenen kökler

ف-س-ق

Kehf sûresinin tamamı