Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Tevbe 79-80. ayetler

Kur'an · 9. sûre: Tevbe · 79-80. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

9/79-80

ٱلَّذِينَ يَلْمِزُونَ ٱلْمُطَّوِّعِينَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ فِى ٱلصَّدَقَٰتِ وَٱلَّذِينَ لَا يَجِدُونَ إِلَّا جُهْدَهُمْ

Ellezîne yelmizûne'l-muttavviîne mine'l-mü'minîne fi's-sadakāti ve'llezîne lâ yecidûne illâ cühdehüm fe-yesharûne minhüm; sehıra'llâhu minhüm ve lehüm azâbün elîm · İstağfir lehüm ev lâ testağfir lehüm; in testağfir lehüm seb'îne merraten fe-len yağfirallâhu lehüm; zâlike bi-ennehüm keferû billâhi ve rasûlih; vallâhu lâ yehdi'l-kavme'l-fâsikīn

"Sadakalar konusunda, gönüllü veren müminleri ve güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları ayıplayıp onlarla alay edenler… · Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme; yetmiş kez bağışlanma dilesen de Allah onları bağışlamayacaktır."

İki grup, tek alay

Ayet, alay konusu edilen iki kesimi ayrı ayrı sayıyor:

KimLafızDurumu
1El-muttavviîne mine'l-mü'minînGönüllü, fazladan verenler
2Ellezîne lâ yecidûne illâ cühdehümGücünden fazlasını bulamayanlar

Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve dayanağı iki grubun yan yana sayılmasıdır: alay, iki uçtaki insanı birden hedef alıyor — çok verenle az verebileni. Yani alayın ölçüsü miktar değil; alay edenin kendi konumu.

ط-و-ع kökü: kolayca boyun eğmek, isteyerek yapmak. Tatavvu'farz olanın üstünde, gönüllü yapılan. Kelime Bakara 2/158 ve 2/184'te işlendi.

ج-ه-د kökü: güç, takat, zorlanma. Kök Muhammed'de ayrıntılı çözümlendi ve orada kaydedilmişti: "Cehd, insanın gücünün son sınırına dayanmasıdır." Oraya dayanıyorum.

Lâ yecidûne illâ cühdehüm — "güçlerinden başkasını bulamayanlar." Yani verilen şey, kişinin son sınırıdır.

سَبْعِينَ مَرَّةً

Sayının işlevi klasik tefsirlerde tartışılmıştır:

GörüşYetmiş sayısı
AÇokluk bildiren bir sayı — Arapçada belirli sayılar kesinlik değil çokluk bildirebilir
BGerçek bir sayı — bir sınır

Çoğunluğun A yönünde olduğu nakledilir; tercih dayatmıyorum.

Ve cümlenin kuruluşu kaydedilmelidir: istağfir lehüm ev lâ testağfir lehüm — iki seçenek de veriliyor ve sonuç aynı. Münâfikûn 63/6'da neredeyse aynı cümle işlendi (sevâün aleyhim estağferte lehüm em lem testağfir lehüm). Oraya dayanıyorum ve tekrarlamıyorum.

Buradaki fark kaydedilmelidir: Münâfikûn'da cümle sevâün (eşittir) ile kuruluydu; Tevbe'de bir sayı ekleniyor. Bunu kendi okumam olarak veriyorum: eklenen sayı, eşitliği bir mesafeyle gösteriyor — tekrar sonucu değiştirmiyor.


Bu bölümde çözümlenen kökler

ط-و-عج-ه-د

Tevbe sûresinin tamamı