قُلْ إِنِّي لَا أَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَا رَشَدًا
Kök م-ل-ك: sahip olmak, elinde tutmak, tasarruf edebilmek. Mülk, melik, mâlik aynı kökten. Fâtiha bölümünde mâlik/melik ayrımı ele alınmıştı.
Fiilin buradaki anlamı "sahip olmak"tan daha geniştir: bir şey üzerinde tasarruf edebilecek konumda olmak. Türkçede "elimde değil" derken kastettiğimiz şey.
Yani cümle "yapmıyorum" demiyor; "yapabilecek konumda değilim" diyor. Bir tercih değil, bir kapasite beyanı.
Öne alınmış. Arapçada normal yerinden öne çekilen öğe vurgu kazanır — İhlâs 112/4'teki lehû'nun öne alınması bahsinde bu ele alınmıştı.
Burada öne alma şunu yapıyor: muhatap doğrudan hedefleniyor. "Bir şeye gücüm yetmez" değil, "size karşı bir şeye gücüm yetmez". Kalabalığa, üşüşenlere, bekleyenlere söyleniyor.
Arapçada bu kalıbın beklenen biçimi şudur: "ne zarar ne fayda" — darran ve lâ nef'an. Kur'an bu çifti başka yerlerde kullanır:
Çünkü sûrenin konusu fayda-zarar değil, doğru yolu bulmak. Rüşd kelimesi sûrede baştan beri işleniyordu:
- 2: Kur'an rüşde iletiyor.
- 10: Rableri onlara rüşd mü diledi?
- 14: Teslim olanlar rüşdü arayıp buldular.
- 21: Ben size rüşd veremem.
Dördüncü ve son geçişte, kelime bir olumsuzluğa bağlanıyor. Sûre boyunca rüşdün nereden geldiği anlatıldı; şimdi nereden gelmediği söyleniyor: elçiden değil.
Bu, sûrenin en keskin hükümlerinden biridir. Çünkü elçi, rüşdü getiren kişidir. Ama getirmek ile vermek aynı şey değildir. Elçi metni taşır; metnin insanda ne yapacağı onun elinde değildir.
Bu ayrım Kur'an'da defalarca kurulur ve A'lâ ile Ğâşiye bölümlerinde işlenmişti: zekkir (hatırlat) emri ile yezzekkerü (hatırlar) fiili arasındaki bâb farkı, sorumluluğun sınırını gramerde çiziyordu. Ğâşiye 88/22: "Sen onların üzerinde bir zorba değilsin." Aynı sınır burada başka kelimeyle çiziliyor.
Ve sıraya dikkat: önce zarar, sonra rüşd. Yani "size kötülük de yapamam, iyilik de" sırasıyla değil; "ne ceza verebilirim ne hidayet" sırasıyla. Bu, muhatabın bir elçiden bekleyebileceği iki şeydir: korkutucu bir güç ve kurtarıcı bir kudret. İkisi de reddediliyor.