أَمْ عِندَهُمْ خَزَآئِنُ رَبِّكَ أَمْ هُمُ ٱلْمُصَۣيْطِرُونَ
Em indehüm hazâinü rabbike em hümü'l-musaytırûn "Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mı? Yoksa her şeyi ellerinde tutanlar onlar mı?"
Kök: خ-ز-ن. Saklamak, biriktirmek, depolamak. Hizâne — depo, hazine. Hâzin — hazinedar. Türkçedeki "hazine" ve "hazne" bu köktendir.
Kur'an bu kelimeyi düzenli olarak Allah'a nispet eder: "Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır" (Hicr 15/21).
Ve sorunun konusu: rızkın ve nimetin dağıtımı. Yani soru şunu ima ediyor: vahyin kime verileceğine siz mi karar veriyorsunuz?
Bu, Kur'an'ın başka yerde açıkça söylediği bir itirazın karşılığıdır: "Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyor?" (Zuhruf 43/32).
Kök: س-ط-ر. Ve bu, ilginç bir noktadır: kelime, sûrenin ikinci ayetindeki mestûr ile aynı köktendir.
Yukarıda 52/2 bahsinde kaydettim: س-ط-ر — satır, sıra, dizi.
Ve musaytır kelimesinin bu kökle bağı dilciler tarafından şöyle kurulur: bir şeyi satır satır düzenleyen, kaydeden, denetim altında tutan. Yani hâkimiyet, kayıt tutmakla ilişkilendiriliyor.
Ve kelime Kur'an'da bir yerde daha geçer: "Sen onların üzerinde bir zorba (musaytır) değilsin" (Ğâşiye 88/22) — ve Ğâşiye bölümünde işlendi.
| Ğâşiye 88/22 | Tûr 52/37 | |
|---|---|---|
| Kime | Peygamber'e — sen musaytır değilsin | İnkârcılara — siz mi musaytırsınız? |
| Ne yapıyor | Bir yetkiyi kaldırıyor | Bir iddiayı soruyor |
52/2: kitâbin mestûr — satır satır yazılmış kitap. 52/37: hümü'l-musaytırûn — kayıt tutup hükmedenler.
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum. İki kelimenin aynı kökten geldiği dilcilerin kaydettiğidir; aradaki ilişkiyi kuran benim ve kasıtlı bir düzen iddiası değildir.
Bir yazım notu: kelime mushafta bir sîn ile de bir sâd ile de yazılabilecek bir yapıdadır ve bu konuda farklı okuyuşlar nakledilir. Okuyuş farklarını kesin veremediğim için isim ve nispet yazmıyorum; anlamda fark doğurmuyor.