يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ عَلَيْكُمْ أَنفُسَكُمْ ۖ لَا يَضُرُّكُم مَّن ضَلَّ إِذَا ٱهْتَدَيْتُمْ
"Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olduğunuz sürece sapan kimse size zarar veremez."
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve dayanağı aynı sûrenin kendi ayetleridir: bu ayet, kötülüğü engellemekten el çekmeyi meşrulaştıran bir ayet olarak okunmuyor — çünkü aynı sûre, tam bunun tersini iki yerde açıkça kınamıştı:
| 5/63 | Lev lâ yenhâhümü'r-rabbâniyyûne ve'l-ahbâr — âlimler neden menetmiyor |
|---|---|
| 5/79 | Kânû lâ yetenâhevne an münkerin fealûh — birbirlerini menetmezlerdi |
İki ayet de aynı sûrenin içindedir ve lâ yetenâhevn ile aleyküm enfüseküm arasında yalnız yirmi altı ayet vardır.
Klasik tefsirde bu ayetin ihtidâ (doğru yolda olma) şartının emri bi'l-ma'rûfu da içerdiği yaygın olarak kaydedilir. Yani "kendinize bakın", "başkasını bırakın" değil; yapman gerekeni yaptıysan başkasının sapması senin hesabına yazılmaz demektir.
Bu tefsirde bu okuma, sûrenin kendi iç kayıtlarına dayandırılarak tercih ediliyor — ve tercih edildiği açıkça bildiriliyor.
إِلَى ٱللَّهِ مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ — ve cümle, sorumluluğun bireysel hesaba bağlandığını söyleyerek kapanıyor.