Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Şûrâ 41. ayet

Kur'an · 42. sûre: Şûrâ · 41. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

42/41

وَلَمَنِ ٱنتَصَرَ بَعْدَ ظُلْمِهِۦ فَأُو۟لَٰٓئِكَ مَا عَلَيْهِم مِّن سَبِيلٍ

Ve le-meni'ntesara ba'de zulmihî fe-ülâike mâ aleyhim min sebîl

"Zulme uğradıktan sonra hakkını alan kimselere gelince — onların aleyhine bir yol yoktur."

بَعْدَ ظُلْمِهِ — zamirin mercii

Zulmihî terkibindeki zamir üzerinde iki okuma vardır ve ikisi de nakledilir:

OkumaTerkipAnlam
1Mef'ûle izafet — "ona yapılan zulüm""Kendisine zulmedildikten sonra"
2Fâile izafet — "zalimin zulmü""Zalimin zulmünden sonra"

İki okuma da aynı sonuca varıyor: hakkını alan kişi, önce haksızlığa uğramıştır. Tercih dayatmıyorum.

مَا عَلَيْهِم مِّن سَبِيلٍ — kınanmama

Sebîl — yol. Ve Arapçada "aleyhi sebîl" deyimi "aleyhine bir yol, bir dava, bir sorumluluk" anlamına gelir. Yani cümle: onlara karşı bir işlem, bir kınama, bir suçlama yoktur.

Ve le- harfi kaydedilmelidir: ve le-meni'ntesara — tekit lâmı. Cümle pekiştirilmiş.

Kendi okumam olarak kaydediyorum: kırkıncı ayet affı övdükten hemen sonra, kırk birinci ayet af etmeyeni savunuyor. Bu sıralama önemlidir: eğer af övülüp orada bırakılsaydı, hakkını alan kişi dolaylı olarak kınanmış olurdu. Ayet o kapıyı kapatıyor.

سَبِيل — sûredeki dört geçiş

Kelime sûrede dört kez geçiyor ve ikisi olumlu ikisi olumsuz yönde:

AyetCümleKim hakkında
41mâ aleyhim min sebîlHakkını alan — aleyhine yol yok
42inneme's-sebîlü alâ'llezîne yazlimûnZalim — aleyhine yol var
44hel ilâ meraddin min sebîlAzabı gören — dönüş yolu var mı
46fe-mâ lehû min sebîlSapan — yol yok

Kırk bir ve kırk ikinci ayetler doğrudan karşıtlık kuruyor: aynı kelime, art arda iki ayette, iki zıt tarafa. Bu, metinden doğrulanabilir bir olgudur.


Şûrâ sûresinin tamamı