يَوْمَ هُم بَٰرِزُونَ لَا يَخْفَىٰ عَلَى ٱللَّهِ مِنْهُمْ شَىْءٌ لِّمَنِ ٱلْمُلْكُ ٱلْيَوْمَ لِلَّهِ ٱلْوَٰحِدِ ٱلْقَهَّارِ
"O gün onlar ortaya çıkmış olurlar; onlardan hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. 'Bugün mülk kimindir?' — 'Tek ve kahhâr olan Allah'ın.'"
Klasik tefsirlerde en yaygın izah, sorunun da cevabın da aynı yerden geldiğidir: cevap verecek kimse kalmadığı için soru kendi cevabını alır. Bunu nakledilen bir izah olarak aktarıyorum.
بَٰرِزُون — kök ب-ر-ز: açığa çıkmak, meydana çıkmak. Berâz — açıklık, boş düzlük. Kelime, gizlenecek bir yerin kalmamasını taşıyor.
Sıfatın seçimi kaydedilmeye değer: "mülk kimin?" sorusunun cevabında iki sıfat veriliyor — el-vâhid (tek) ve el-kahhâr. Yani mülkün kime ait olduğu, hem teklikle hem üstünlükle cevaplanıyor.