Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Fâtır (Melâike) 45. ayet

Kur'an · 35. sûre: Fâtır (Melâike) · 45. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

35/45

وَلَوْ يُؤَاخِذُ ٱللَّهُ ٱلنَّاسَ بِمَا كَسَبُوا۟ مَا تَرَكَ عَلَىٰ ظَهْرِهَا مِن دَآبَّةٍ وَلَٰكِن يُؤَخِّرُهُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى

"Allah insanları kazandıkları yüzünden hemen sorumlu tutsaydı, yeryüzünde tek bir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler."

Sûrenin kapanışı

Cümle bir lev (gerçekleşmemiş şart) ile kuruluyor.

عَلَىٰ ظَهْرِهَا — "onun sırtında". Zamirin mercii ayette söylenmemiş; dilciler bunun yeryüzü olduğunu, karînenin kelimenin kendisinden anlaşıldığını kaydeder. Ve dâbbe kelimesi kaydedilmeye değer: Câsiye 45/4'te çözümlendi — hareket eden canlı.

Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: cezanın ertelenmesi anlatılırken kapsam insanla sınırlı tutulmuyormin dâbbe, yeryüzündeki bütün canlılar. Yani ayet, insanın hesabının başka canlıları da ilgilendirdiğini söylemiş oluyor.

إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى — "adı konmuş bir süreye kadar". Ahkāf 46/3'te ve Zümer 39/42'de aynı terkip işlendi. Üç yerde de aynı şey söyleniyor: süre belirlidir ve adı konmuştur; ama adı koyan insan değildir.

Ve sûre, gördüğünü bildiren bir isimle kapanıyor: innallâhe kâne bi-ıbâdihî basîrâ.


Bu bölümde çözümlenen kökler

س-ب-قو-ز-رم-س-كغ-ر-ر

Fâtır (Melâike) sûresinin tamamı