Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Fâtır (Melâike) 41. ayet

Kur'an · 35. sûre: Fâtır (Melâike) · 41. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

35/41

إِنَّ ٱللَّهَ يُمْسِكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ أَن تَزُولَا وَلَئِن زَالَتَآ إِنْ أَمْسَكَهُمَا مِنْ أَحَدٍ مِّنۢ بَعْدِهِۦٓ

"Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye tutuyor. Eğer yok olurlarsa, O'ndan sonra onları kimse tutamaz."

İkinci ayetin halkası kapanıyor

İkinci ayette imsâk ve irsâl rahmet için kullanılmıştı (fe-lâ mümsike lehâ). Kırk birinci ayette aynı kök, kâinatın kendisi için geliyor.

AyetNe tutuluyor
2Rahmet — açılan tutulamaz, tutulan salıverilemez
41Gökler ve yer — yok olmasınlar diye

Bu, sûre içinde doğrulanabilir bir tekrardır ve sûrenin iki ucunu bağlar.

تَزُولَا — kök ز-و-ل: yerinden ayrılmak, kaybolmak, zeval bulmak.

Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: ayet, kâinatın ayakta durmasını bir denge olarak değil, bir tutma fiili olarak anlatıyor. Yani süreklilik, kendiliğinden değil, sürdürülüyor. Ve Bakara 2/255'te el-Kayyûm isminin iki yönlü tarifi (kendi ayakta duran / her şeyi ayakta tutan) işlenmişti — bu ayet o ismin fiil hâlidir.


Bu bölümde çözümlenen kökler

ز-و-ل

Fâtır (Melâike) sûresinin tamamı