Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Âl-i İmrân 176-179. ayetler

Kur'an · 3. sûre: Âl-i İmrân · 176-179. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

3/176-179

وَلَا يَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّمَا نُمْلِى لَهُمْ خَيْرٌ لِّأَنفُسِهِمْ

Ve lâ yahzünke'llezîne yüsâriûne fi'l-küfr, innehüm len yadurrullâhe şey'â… · İnne'llezîne'şteravü'l-küfra bi'l-îmâni len yadurrullâhe şey'en ve lehüm azâbün elîm · Ve lâ yahsebenne'llezîne keferû ennemâ nümlî lehüm hayrun li-enfüsihim, innemâ nümlî lehüm li-yezdâdû ismâ, ve lehüm azâbün mühîn · Mâ kânallâhu li-yezera'l-mü'minîne alâ mâ entüm aleyhi hattâ yemîze'l-habîse mine't-tayyib…

"İnkârda yarışanlar seni üzmesin; onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler… · İmanı verip inkârı satın alanlar Allah'a hiçbir zarar veremezler… · İnkâr edenler, kendilerine süre tanımamızı kendileri için hayırlı sanmasınlar. Onlara ancak günahları artsın diye süre tanıyoruz… · Allah, müminleri bulunduğunuz hâl üzere bırakacak değildir — ta ki pisi temizden ayırsın."

نُمْلِى — kök: م-ل-و

م-ل-و kökü: uzun süre; ve süre tanımak. Melâ — uzun zaman. İmlâ' — süre verme, mühlet tanıma.

Kök Hac 22/44 ve 22/48'de işlendi. Oraya dayanıyorum.

Ve buraya ait olan şudur ve bir dizim gözlemidir: ayet aynı fiili iki kez kullanıyor ve ikisi arasına bir innemâ koyuyor.

CümleLafızNe yapıyor
SanılanEnnemâ nümlî lehüm hayrun li-enfüsihimSürenin lehte olduğu sanısı
Gerçekİnnemâ nümlî lehüm li-yezdâdû ismâSürenin işlevi

Aynı fiil, iki ayrı okuma. Ve fark, fiilde değil; fiile yüklenen anlamdadır.

Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve dayanağı iki cümlenin ortak fiilidir: ayet, olgunun kendisini tartışmıyor — süre gerçekten verilmiştir. Tartıştığı şey, o olgunun nasıl okunacağıdır. Ve bu, sûrenin ح-س-ب kökünü altı kez kullanmasının sebebidir: sûre boyunca düzeltilen şey olgular değil, olgulardan çıkarılan sonuçlardır.

3/179 — يَمِيزَ ٱلْخَبِيثَ مِنَ ٱلطَّيِّبِ

م-ي-ز kökü: ayırmak, birbirine karışmış olanı ayrıştırmak.

Ve bu fiil, 142. ayetteki güçlüğün cevabıdır. Orada ve lemmâ ya'lemillâhu denmişti ve "bilme" fiilinin anlamı üzerinde ihtilaf kaydedilmişti. Burada sûre kendi kelimesini veriyor: yemîze — ayırmak.

Bunu bir metin verisi olarak kaydediyorum: iki ayet aynı meseleyi iki ayrı fiille anlatıyor ve ikincisi birincisini açıklıyor. Bu, sûre içinde doğrulanabilir bir bağdır.

خَبِيث / طَيِّبخ-ب-ث: kötü, pis, işe yaramaz. ط-ي-ب: hoş, temiz, iyi. Ve aynı ikili Bakara 2/267'de infak konusunda geçmişti. İki geçiş, iki ayrı alanda.


Bu bölümde çözümlenen kökler

ط-ي-بخ-ب-ث

Âl-i İmrân sûresinin tamamı