Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Âl-i İmrân 128-129. ayetler

Kur'an · 3. sûre: Âl-i İmrân · 128-129. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

3/128-129

لَيْسَ لَكَ مِنَ ٱلْأَمْرِ شَىْءٌ

Leyse leke mine'l-emri şey'ün ev yetûbe aleyhim ev yuazzibehüm fe-innehüm zâlimûn · Ve lillâhi mâ fi's-semâvâti ve mâ fi'l-ard, yağfiru li-men yeşâu ve yuazzibü men yeşâ', vallâhu ğafûrun rahîm

"Bu işten sana hiçbir şey düşmez: ya onların tevbesini kabul eder ya da onlara azap eder; çünkü onlar zalimlerdir. · Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır; dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir."


Bu ayet, dizinde birçok yerde işlenen "sorumluluk sınırı" hattının bir halkasıdır ve Kasas 28/56'daki tabloya eklenmelidir.

Sınırın en sert ifadesi

Kasas 28/56'da kurulan tablo şuydu ve oraya dayanıyorum:

YerİfadeNeyi sınırlıyor
Ahkāf 46/35BelâğGörev — ulaştırmadır
Zümer 39/41Ve mâ ente aleyhim bi-vekîlSorumluluk
Kāf 50/45Ve mâ ente aleyhim bi-cebbârZorlama yetkisi
Fâtır 35/8Fe-lâ tezheb nefsüke aleyhim hasarâtÜzüntü
Lokmân 31/23Fe-lâ yahzünke küfruhÜzüntü
Kasas 28/56Lâ tehdî men ahbebteSevgi — en yakın bağ

Ve bu tefsirde tabloya bu ayeti ekliyorum:

YerİfadeNeyi sınırlıyor
Âl-i İmrân 3/128Leyse leke mine'l-emri şey'ünİşin kendisi — sonuç üzerinde hiçbir pay

Ve eklenen halkanın farkı kaydedilmelidir, çünkü ötekilerden ayrılır:

Öteki altı ayette sınırlanan şey belirli bir yetki, bir duygu ya da bir görevdir: hidayet verme, vekil olma, zorlama, üzülme. Burada ise sınırlanan şey el-emrdir — "iş"in kendisi. Ve olumsuzlama en genel kelimeyle yapılıyor: şey'ün — "hiçbir şey".

Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve dayanağı kelimenin genişliğidir: ötekiler bir alanı kapatıyordu; bu ayet alan bırakmıyor. Mine'l-emri şey'ün — "işten hiçbir şey".

Cümlenin bağlamı ve dizim güçlüğü

Ve cümlenin i'râbı üzerinde dilciler ayrılır ve ihtilaf gizlenmemelidir. Güçlük şudur: ev yetûbe aleyhim ifadesi neye bağlanıyor?

OkumaBağlantıAnlam
1Leyse leke mine'l-emri şey'ün ara cümledir; ev yetûbe bir önceki ayetteki li-yaktaaya bağlıdır"Ya bir kısmını keser, ya perişan eder, ya tevbelerini kabul eder, ya azap eder"
2Ev yetûbe doğrudan leyse lekeye bağlıdır"Sana bu işten bir şey düşmez — ne tevbelerinin kabulü ne azapları"

İkisi de nakledilir; tercih dayatmıyorum.

Ancak iki okumada da ortak olan bir sonuç vardır ve kaydediyorum: her iki okumada da karar veren taraf muhatap değildir. Ve ayetin devamı bunu doğruluyor: yağfiru li-men yeşâu ve yuazzibü men yeşâ' (129).

Ayetin bloktaki yeri

Ve ayetin nereye konduğu kaydedilmelidir, çünkü içeriğinden ayrılamaz.

AyetKonu
123-127Yardım — Bedir, melekler, müjde
128Leyse leke mine'l-emri şey'ün
130-136Ribâ, infak, öfke, af

Yani sorumluluk sınırı cümlesi, yardımın anlatıldığı ayetlerin hemen ardına konmuş.

Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve bağlayıcı değildir: yardımın anlatıldığı yerde, yardımı isteyen ile yardımı verenin ayrı olduğu bir kez daha söyleniyor. Ve bu, 126. ayetteki kaydın (ve me'n-nasru illâ min indillâh) insan tarafından bakılan hâlidir. Biri yardımın kaynağını söylüyor, öteki kararın sahibini.


Âl-i İmrân sûresinin tamamı