أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ خَرْجًا فَخَرَاجُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَهُوَ خَيْرُ ٱلرَّٰزِقِينَ
"Yoksa onlardan bir ücret mi istiyorsun? Rabbinin karşılığı daha hayırlıdır; O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
Ayet, altmış sekizinci ayette başlayan em dizisinin devamıdır — beşinci soru. Ve öncekilerden farkı kaydedilmelidir: ilk dördü karşı tarafın hâlini yokluyordu; bu, elçinin hâlini yokluyor.
| Okuyuş | İki kelime |
|---|---|
| 1 | Harcen … fe-harâcü rabbik |
| 2 | Harâcen … fe-harâcü rabbik — ikisi de aynı kalıpta |
| 3 | Harcen … fe-harcü rabbik — ikisi de aynı kalıpta |
| Kelime | Dilcilerin verdiği anlam |
|---|---|
| خَرْج | Bir defalık ödenen şey, ücret |
| خَرَاج | Sürekli gelen gelir, ürün, vergi |
Bu ayrımı nakledildiği şekliyle aktarıyorum. Ve birinci okuyuşta cümle bir karşılaştırma kuruyor: istenmesi düşünülen şey tek seferlik, karşılığı verilen şey süreklidir.
| Yer | Cümle |
|---|---|
| Furkān 25/57 | Mâ es'elüküm aleyhi min ecrin illâ men şâe en yettehıze ilâ rabbihî sebîlâ |
| Şûrâ 42/23 | Lâ es'elüküm aleyhi ecran illâ'l-mevveddete fi'l-kurbâ |
| Kalem 68/46 | Em tes'elühüm ecran fe-hüm min mağramin müskalûn |
| Tûr 52/40 | Em tes'elühüm ecran fe-hüm min mağramin müskalûn |
| Mü'minûn 23/72 | Em tes'elühüm harcen fe-harâcü rabbike hayr |
Beş yerde de aynı iş yapılıyor: elçinin bir çıkar sahibi olmadığı kaydediliyor. Furkān 25/57'de bu kalıp işlendi ve orada istisnanın biçimi kaydedilmişti: istenen şey verenin elinden çıkan bir şey değildi. Oraya dayanıyorum.
Ve Mü'minûn'un farkı kaydedilmelidir: Furkān ve Şûrâ bir istisna kuruyor (illâ); Tûr ve Kalem karşı tarafın yükünü anıyor; Mü'minûn ise bir karşılaştırma yapıyor — fe-harâcü rabbike hayr. Yani talebin reddi, alternatifin daha iyi olmasıyla gerekçelendiriliyor.
ر-ز-ق kökü: bir canlıya ulaşan ve ondan yararlanılan şey. Dilciler kökü mal ile sınırlamaz; ilim, sağlık ve evlât da rızık sayılır.
Ve terkibin el-hayr ile bağı kaydedilmelidir: ayet iki kez hayr kelimesini kullanıyor — biri karşılaştırma (hayrun), öteki üstünlük (hayru'r-râzikīn). Aynı kelime, iki kalıp.