وَٱلَّذِينَ هُمْ عَنِ ٱللَّغْوِ مُعْرِضُونَ
Kök Vâkıa 56/25'te (lâ yesmeûne fîhâ lağven ve lâ te'sîmâ) ayrıntılı çözümlendi. Tekrarlamıyorum. Orada verilen tarif şudur:
Dilcilerin verdiği tarif: hesaba katılmayan, boşa giden söz ya da fiil. Lağve'ş-şey'ü — değersiz oldu, sayılmadı.
Ve Vâkıa'de tam bu ayet, kelimenin Kur'an içindeki yerini göstermek için anılmıştı. Oraya dayanıyorum. Kelimenin dizindeki halkaları şunlardır ve beşincisi buradadır:
| Yer | Kullanım | Ne yapıyor |
|---|---|---|
| Vâkıa 56/25 | Lâ yesmeûne fîhâ lağven | Cennette yok — kaldırılmış |
| Fussilet 41/26 | Ve'lğav fîhi | Bir taktik — karşı taraf gürültü yapıyor |
| Kasas 28/55 | Ve izâ semiû'l-lağve a'radû anh | Bir tepki — duyunca yüz çevirme |
| Furkān 25/72 | İzâ merrû bi'l-lağvi merrû kirâmâ | Bir vasıf — yanından onurla geçme |
| Mü'minûn 23/3 | Ani'l-lağvi mu'ridûn | Bir vasıf — sürekli hâl |
Kasas 28/55 ile bu ayet arasındaki fark kaydedilmeye değer, çünkü ikisi de aynı fiili (أعرض) kullanıyor:
| Kasas 28/55 | Mü'minûn 23/3 | |
|---|---|---|
| Kalıp | İzâ semiû … a'radû — mâzî, şarta bağlı | Mu'ridûn — ism-i fâil, kayıtsız |
| Ne bildiriyor | Bir olay karşısında verilen tepki | Yerleşmiş bir hâl |
| Tetikleyici | Semiû — duyduklarında | Yok — şart cümlesi kurulmuyor |
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum, dayanağı iki kalıbın farkıdır: Kasas duyulan bir söze verilen cevabı anlatıyor; Mü'minûn ise bir yönelim bildiriyor. İsm-i fâil, olayın tekrarını değil kişinin duruşunu kaydeder.
Kökün somut anlamı: bir şeyin arzını, yani enini/yan tarafını göstermek. A'rada anhü — ondan yüz çevirdi; kelimenin resmi, yüzünü değil yanını dönmektir.
Ve bu fiil sûrede bir kez daha geçecek — ama karşı tarafta: yetmiş birinci ayette fe-hüm an zikrihim mu'ridûn — "kendi öğütlerinden yüz çevirenler". Aynı ism-i fâil, aynı kalıpla, iki ayrı nesne üzerinde.
| Ayet | Neden yüz çevriliyor | Hüküm |
|---|---|---|
| 3 | el-Lağv — boş söz | Vasıf — kurtuluşa dâhil |
| 71 | Zikruhum — kendilerine gelen öğüt | Kusur — reddin adı |
Bu, sûre içinde doğrulanabilir bir tekrardır. Ve bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: fiil kendiliğinden iyi ya da kötü değil; hükmü, yüz çevrilen şeyin ne olduğu belirliyor. Aynı ayrımın bir benzeri Ğâfir (Mü'min) 40/75'te ferah fiili için kaydedilmişti.