Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Enbiyâ 47. ayet

Kur'an · 21. sûre: Enbiyâ · 47. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

21/47

وَنَضَعُ ٱلْمَوَٰزِينَ ٱلْقِسْطَ لِيَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔا وَإِن كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ أَتَيْنَا بِهَا وَكَفَىٰ بِنَا حَٰسِبِينَ

Ve nedau'l-mevâzîne'l-kısta li-yevmi'l-kıyâmeti fe-lâ tuzlemü nefsün şey'â, ve in kâne miskāle habbetin min hardalin eteynâ bihâ, ve kefâ binâ hâsibîn

"Kıyamet günü için adalet terazilerini kurarız; hiç kimseye zerre kadar haksızlık edilmez. Bir hardal tanesi ağırlığınca bile olsa, onu getiririz. Hesap görücü olarak biz yeteriz."

ٱلْمَوَٰزِين — çoğulun ihtilafı

و-ز-ن kökü ve mîzân kelimesi Hadîd 57/25'te işlendi. Orada üç şeyin birlikte indirildiği tablolanmıştı: kitap, mîzân, demir — ve mîzân ölçünün aleti olarak kaydedilmişti. Oraya dayanıyorum.

Mîzân, mif'âl kalıbındadır ve bu kalıp Arapçada alet ismi kurar (miftâh — anahtar, misbâh — lamba). Yani kelime, ölçme işini yapan araçtır.

Ve buradaki çoğul üzerinde ihtilaf vardır:

GörüşMevâzîn neyin çoğuluAnlam
1Mîzânın çoğuluTeraziler — birden çok terazi
2Mevzûnun çoğuluTartılan şeyler — ameller
3Çoğul, çokluk ve heybet bildirmek içinTek terazi, çoğul lafız

İhtilafı aktarıyorum, tercih dayatmıyorum.

Ve iki sûre arasındaki işbölümü kaydedilmelidir — bu, doğrulanabilir bir karşılaştırmadır:

Hadîd 57/25Enbiyâ 21/47
Kelimeel-mîzân — tekilel-mevâzîn — çoğul
Fiilenzelnâindirdiknedaukoyarız/kurarız
Ne zamanDünyada — elçilerle birlikteKıyamet gününde
Ne içinli-yekūme'n-nâsü bi'l-kıst — insanlar adaleti ayakta tutsunfe-lâ tuzlemü nefsün şey'â — kimseye haksızlık olmasın

Ve ortak kelime kısttır: ikisinde de aynı kök. Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum, dayanağı iki ayetin ortak kelimesi ve zıt zamanlarıdır: aynı ölçü, bir kez insana veriliyor, bir kez insanın üzerine kuruluyor.

ٱلْقِسْطَ — mansûbdur ve mevâzînin sıfatıdır. Ve bir gramer nüktesi: kıst masdardır; masdarla sıfatlama Arapçada mübalağa bildirir. "Adaletli teraziler" değil, "adaletin kendisi olan teraziler".

لِيَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِlâm harfi üzerinde iki okuma nakledilir:

OkumaLâm nedirAnlam
1 anlamında"Kıyamet gününde kurarız"
2Ta'lîl (gerekçe)"Kıyamet günü için kurarız"

İki okuma da nakledilir; tercih dayatmıyorum.

مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ — Lokmân ile karşılaştırma

Bu ölçü Lokmân 31/16'da işlendi ve orada kaydedilmişti:

"Hardal tanesi, o günün mutfağında bilinen en küçük tanelerden biridir. Yani ölçü, dinleyicinin elleyebileceği bir şeyden alınmış."

Oraya dayanıyorum ve şimdi iki ayeti yan yana koyuyorum, çünkü ikisi Kur'an'daki iki geçiştir:

Lokmân 31/16Enbiyâ 21/47
Kim söylüyorLokmân, oğluna — öğüt içindeMetin — hesap sahnesi içinde
Ölçümiskāle habbetin min hardalmiskāle habbetin min hardal
Nerede saklıfî sahratin ev fi's-semâvâti ev fi'l-ardüç saklanma yeriSöylenmiyor
Fiilye'ti bihâ'llâh — Allah onu getirireteynâ bihâbiz onu getiririz
Kapanış sıfatıinna'llâhe latîfun habîrve kefâ binâ hâsibîn

Ve iki fark kaydedilmelidir.

Birincisi fiilin şahsıdır: Lokmân üçüncü şahısla konuşuyor (ye'ti bihâllâh), çünkü konuşan bir insandır. Enbiyâ birinci çoğul kullanıyor (eteynâ bihâ), çünkü konuşan metnin kendisidir. Aynı fiil (أ-ت-ي, IV. bâb), iki ayrı ağızda.

İkincisi ve daha önemlisi kapanış sıfatıdır — bunu kendi okumam olarak veriyorum:

Lokmân latîf ve habîr ile bitiyor: en ince yere ulaşan ve haberdar olan. Ayetin konusu orada bulmaktı.

Enbiyâ hâsibîn ile bitiyor: hesap gören. Ayetin konusu burada tartmak.

Yani aynı ölçü birimi, iki ayrı işlem için kullanılıyor: Lokmân'da bilginin kapsamını, Enbiyâ'da terazinin hassasiyetini gösteriyor.

وَكَفَىٰ بِنَا حَٰسِبِينَve hâsibîn, sûrenin birinci ayetindeki hisâbühüm ile aynı köktendir: ح-س-ب.

Bu, sûrenin en kapalı çerçevelerinden biridir ve tamamen metin verisidir:

AyetİfadeKim
1iktarabe li'n-nâsi hisâbühümİnsanlar — hesabı yaklaşan
47ve kefâ binâ hâsibînHesabı görecek olan

Sûre, kırk yedi ayet önce yaklaştığını söylediği şeyin sahibini burada adlandırıyor. Ve üçüncü blok bu cümleyle kapanıyor; hemen ardından peygamber dizisi başlıyor.


Enbiyâ sûresinin tamamı