2/58-59 — Değiştirilen kelime
"'Şu şehre girin, dilediğiniz yerden bolca yiyin, kapıdan secde ederek girin ve "hıtta" deyin ki hatalarınızı bağışlayalım' demiştik. Ama zulmedenler, kendilerine söylenen sözü başka bir sözle değiştirdiler."
حِطَّة (hıtta) — kök h-t-t: indirmek, aşağı koymak, yükü boşaltmak. Kelime "yükümüzü indir, günahımızı düşür" anlamında bir bağışlanma talebidir. Aynı kök, bir şeyin fiyatının düşürülmesi için de kullanılır.
Emrin iki parçası var ve ikisi de alçalma bildiriyor: eğilerek girmek (beden) ve hıtta demek (dil). İstenen tek şey, giriş anında büyüklenmemektir.
Ayet, yapılan şeyi çok dar bir ifadeyle anlatıyor: "kendilerine söylenen sözü, başka bir sözle değiştirdiler." Ne dedikleri söylenmiyor — söylenen tek şey, verilen kelimenin yerine başka bir kelime konduğudur.
Bunun neden bu kadar ağır bir suç sayıldığı ilk bakışta anlaşılmayabilir. Ama mekanizması tanıdıktır: bir yükümlülüğü açıkça reddetmek maliyetlidir — karşı safa geçersiniz. Onun yerine formülü koruyup içini boşaltmak maliyetsizdir: dışarıdan bakan uyulduğunu görür, uyan ise uymamış olur.
Bu, sûrenin 42. ayetindeki telbîs ile aynı ailedendir — orada bâtıla hakkın elbisesi giydiriliyordu, burada emre uyulmuş görüntüsü kuruluyor. İkisinde de yalan söylemeye gerek yoktur; biçim korunur, işlev iptal edilir.