2/216 — "Hoşunuza gitmez"
"Savaş, hoşunuza gitmediği hâlde size yazıldı. Olabilir ki bir şeyden hoşlanmazsınız, oysa o sizin için hayırlıdır; olabilir ki bir şeyi seversiniz, oysa o sizin için şerdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz."
Ayetin en dikkat çekici yanı, hükmü koyarken hoşnutsuzluğu inkâr etmemesidir: ve hüve kürhün leküm — "ve o size ağır gelir".
Hüküm, muhatabın hissini yok saymadan konuyor. Sûrede bunun başka örnekleri de vardır: 183. ayette oruç yazılırken gerekçe verilmiş, 185'te kolaylık kaydı düşülmüştü.
عَسَىٰٓ — "olabilir ki". Bu edat kesinlik bildirmez. Yani ayet "hoşlanmadığınız her şey hayırlıdır" demiyor; ikisi arasındaki bağın zorunlu olmadığını söylüyor. İki yönlü kuruluyor: sevdiğiniz de şer olabilir.
وَٱللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ — cümle bir bilgi iddiası değil, bir sınır bildirimidir. Kararın dayandığı yer, kişinin o an gördüğü değildir.