وَمَا نَتَنَزَّلُ إِلَّا بِأَمْرِ رَبِّكَ لَهُۥ مَا بَيْنَ أَيْدِينَا وَمَا خَلْفَنَا وَمَا بَيْنَ ذَٰلِكَ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِيًّا
"Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdeki, arkamızdaki ve bu ikisi arasındaki her şey O'nundur. Rabbin unutkan değildir."
Konuşanın kim olduğu ayette söylenmiyor; klasik tefsirlerde melekler olduğu nakledilir. Bunu nakledilen bir izah olarak aktarıyorum.
مَا بَيْنَ أَيْدِينَا وَمَا خَلْفَنَا — Fussilet 41/25 ve 41/42'de aynı terkip işlendi ve orada kaydedilmişti: ikili, bir şeyin bütün yönlerini kapsamak için kullanılır. Oraya dayanıyorum.
Cümlenin bulunduğu yer kaydedilmeye değer: bir önceki ayet namazı zayi edenlerden söz ediyordu. Ve yirmi üçüncü ayette Meryem nesyen mensiyyâ (unutulmuş bir unutulan) olmayı dilemişti.
| Ayet | Kök | Kim |
|---|---|---|
| 23 | Nesyen mensiyyâ | Meryem — unutulmayı diliyor |
| 64 | Ve mâ kâne rabbüke nesiyyâ | Cevap — unutulma yok |
Aynı kök, sûrenin iki yerinde. Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: en zor anında unutulmayı dileyen kula, unutulmanın olmadığı bildiriliyor.