Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Kehf 103-104. ayetler

Kur'an · 18. sûre: Kehf · 103-104. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

18/103-104

قُلْ هَلْ نُنَبِّئُكُم بِٱلْأَخْسَرِينَ أَعْمَٰلًا · ٱلَّذِينَ ضَلَّ سَعْيُهُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَهُمْ يَحْسَبُونَ أَنَّهُمْ يُحْسِنُونَ صُنْعًا

"De ki: 'Amelleri bakımından en çok hüsrana uğrayanları size haber verelim mi? Onlar, dünya hayatında bütün çabaları boşa gitmiş olduğu hâlde, iyi iş yaptıklarını sanan kimselerdir.'"

Sûrenin en keskin teşhisi

Cümlenin yapısı kaydedilmelidir: iki hâl aynı anda bildiriliyordalle sa'yühüm (çabaları boşa gitti) ve yahsebûne ennehüm yuhsinûne sun'â (iyi yaptıklarını sanıyorlar).

Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: ayet, kötü niyeti değil yanlış ölçüyü teşhis ediyor. Kişi çalışıyor, emek veriyor ve memnun. Eksik olan tek şey, çabanın nereye gittiğinin bilinmesi.

Ve bu, sûrenin altmış sekizinci ayetiyle birebir örtüşüyor: ve keyfe tasbiru alâ mâ lem tuhıt bihî hubrâ. Orada bilgisizlik sabırsızlık üretiyordu; burada yanlış bir güven üretiyor.

Fussilet 41/23'te (ve zâliküm zannüküm … erdâküm) ve Câsiye 45/24'te zannın helâk sebebi olduğu işlendi. Oraya dayanıyorum.

Ve yahsebûn fiili, sûrenin dokuzuncu ayetinde de geçmişti (em hasibte) ve on sekizinci ayette (ve tahsebühüm eykāzan ve hüm rukūd). Bu üç geçiş: biri okuyucuya, biri sahneye, biri kendilerine ait. Bu, sûre içinde doğrulanabilir bir örgüdür.


Kehf sûresinin tamamı