وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ ءَايَتَيْنِ فَمَحَوْنَآ ءَايَةَ ٱلَّيْلِ وَجَعَلْنَآ ءَايَةَ ٱلنَّهَارِ مُبْصِرَةً
Ve cealne'l-leyle ve'n-nehâra âyeteyni fe-mehavnâ âyete'l-leyli ve cealnâ âyete'n-nehâri mübsıraten li-tebteğū fadlen min rabbiküm ve li-ta'lemû adede's-sinîne ve'l-hisâb, ve külle şey'in fassalnâhü tafsîlâ
"Gece ile gündüzü iki âyet kıldık. Gecenin âyetini sildik, gündüzün âyetini ise gösterici kıldık: Rabbinizden bir lütuf arayasınız, yılların sayısını ve hesabı bilesiniz diye. Biz her şeyi ayrıntısıyla açıkladık."
Fiilin seçimi kaydedilmelidir ve bu bir dil gözlemidir: ayet gecenin âyetini "karanlık kıldık" demiyor — "sildik" diyor. Yani karanlık, konan bir şey olarak değil, kaldırılan bir şey olarak tarif ediliyor.
Bu kelime sûrede iki kez geçer: burada ve 17/59'da (ve âteynâ Semûde'n-nâkate mübsıraten). İki geçişin konusu farklıdır: biri gündüz, öteki bir mucize. Bu, sûre içinde doğrulanabilir bir tekrardır ve elli dokuzuncu ayette ayrıca ele alınacak.
| Sıra | Gerekçe | Alan |
|---|---|---|
| 1 | Li-tebteğū fadlen min rabbiküm | Geçim — çalışma |
| 2 | Li-ta'lemû adede's-sinîn | Takvim — yılların sayımı |
| 3 | Ve'l-hisâb | Hesap — ölçme |
Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: üç gerekçe de insanın yaptığı işlerdir. Ayet, gece-gündüz düzenini bir güzellik olarak değil, bir altyapı olarak sunuyor.
Ve Furkān 25/62'de aynı düzen (ceale'l-leyle ve'n-nehâra hılfeten) işlenmişti — orada gerekçe li-men erâde en yezzekkera ev erâde şükûrâ (öğüt almak ya da şükretmek isteyenler için) idi. İki ayet aynı olguyu iki ayrı gerekçeyle veriyor: