وَمِن ثَمَرَٰتِ ٱلنَّخِيلِ وَٱلْأَعْنَٰبِ تَتَّخِذُونَ مِنْهُ سَكَرًا وَرِزْقًا حَسَنًا إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ
Ve min semerâti'n-nahîli ve'l-a'nâbi tettehızûne minhü sekeran ve rızkan hasenâ, inne fî zâlike le-âyeten li-kavmin ya'kılûn
"Hurma ağaçlarının ve üzümlerin ürünlerinden hem seker hem güzel bir rızık edinirsiniz. Akleden bir topluluk için bunda bir işaret vardır."
Kök: س-ك-ر. Kökün somut anlamı dilcilerce şöyle verilir: bir şeyin akışını kesmek, tıkamak. Sekera'n-nehra — nehrin önünü kapadı; buradan sekr — aklın önünün kesilmesi, sarhoşluk. Kökün aynı resmi Kur'an'ın başka bir yerinde de görülür: sükkiret ebsârunâ — "gözlerimiz perdelendi" (Hicr 15/15).
| Görüş | Seker ne | Dayanağı |
|---|---|---|
| 1 | Sarhoş edici içki | Kökün en yaygın anlamı; ve ayetin rızkan hasenâ ile karşı karşıya koyması |
| 2 | Sirke, pekmez, hoşaf gibi işlenmiş ürünler | Bazı dilciler sekeri "meyveden yapılan şey" anlamında kaydeder |
| 3 | Yenilen, yararlanılan şey | Bazı lehçelerde sekerin "yiyecek" anlamına geldiği nakledilir |
Ve dizim bakımından kaydedilmesi gereken şudur: ayet iki şeyi vâv ile ayırıyor: sekeran ve rızkan hasenâ. Yani ikisi aynı şey değil. Ve yalnız ikincisine bir sıfat veriliyor: hasen (güzel).
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve dayanağı bu sıfat asimetrisidir: birinciye sıfat verilmemesi, cümlenin ona bir değer biçmediğini gösteriyor. İkincisi ise açıkça "güzel" diye niteleniyor. Cümle, iki ürünü sayıyor ama ikisini eşitlemiyor.
Fıkhî hüküm verilmiyor. Klasik kaynaklarda bu ayetin içki hükmüyle ilişkisi uzun uzun tartışılmıştır; bu tefsirde o tartışmaya girilmiyor. Ayetin lafzî olarak yaptığı şey, iki ürünü ayırmak ve yalnız birine "güzel" demektir.
On birinci ayette en-nahîl ve el-a'nâb zaten sayılmıştı — ham hâliyle. Altmış yedinci ayette aynı ikili, işlenmiş ürünüyle dönüyor.
| Ayet | İfade | Hâli |
|---|---|---|
| 11 | Yünbitü leküm bihi'z-zer'a ve'z-zeytûne ve'n-nahîle ve'l-a'nâb | Bitirilmiş — tabiatta |
| 67 | Ve min semerâti'n-nahîli ve'l-a'nâbi tettehızûne minh | İşlenmiş — insan eliyle |
Bu, sûre içinde doğrulanabilir bir tekrardır. Ve kendi okumam olarak şunu kaydediyorum, dayanağı fiilin değişmesidir: on birinci ayette fiil yünbitü — Allah bitiriyor. Altmış yedincide tettehızûne — siz ediniyorsunuz. Yani ikinci sayım, insanın elini de listenin içine alıyor.
Ve bu, sayımın bir maddesinin nasıl kötüye kullanılabileceğini de gösteriyor: aynı meyveden iki şey çıkıyor ve ikisi eşit değil. Sayım, verilenin nasıl kullanıldığını da kaydediyor.