وَلَقَدْ ءَاتَيْنَٰكَ سَبْعًا مِّنَ ٱلْمَثَانِى وَٱلْقُرْءَانَ ٱلْعَظِيمَ
ث-ن-ي: katlamak, ikilemek, tekrarlamak. Ve Zümer'de mesânî kelimesinin karşılığı için üç okuma tablolanmıştı:
| Okuma | Mesânî ne |
|---|---|
| 1 | Tekrarlanan — kıssaların, hükümlerin, uyarıların yinelenmesi |
| 2 | İkişerli — cennet-cehennem, müjde-uyarı gibi çiftler hâlinde gelmesi |
| 3 | Katlanan — bölüm bölüm, birbiri üzerine gelen |
| Yer | Terkip | Mesânî neyi niteliyor |
|---|---|---|
| Zümer 39/23 | Kitâben müteşâbihen mesâniye | Kitabın tamamı |
| Hicr 15/87 | Seb'an mine'l-mesânî | Mesânî'den bir kısım — yedi |
Yani Zümer'de kelime bütünün sıfatı, Hicr'de bir parçanın kaynağı. Edat kaydedilmelidir: min burada teb'îz (kısmîlik) bildiriyor.
| Görüş | Seb'an mine'l-mesânî ne | Dayanağı |
|---|---|---|
| 1 | Fâtiha sûresi — yedi ayet | Fâtiha yedi ayettir ve namazda tekrarlanır; mesânî "tekrarlanan" demektir |
| 2 | Uzun yedi sûre (es-seb'u't-tıvâl) | Kur'an'ın en uzun sûreleri bir grup sayılır |
| 3 | Kur'an'ın tamamı — mesânî onun adıdır, "yedi" ise bölümlerini bildirir | Zümer 39/23'te bütün kitap mesânî diye anılıyor |
| 4 | Kur'an'da tekrarlanan yedi konu / yedi çift | Mesânî'nin "ikişerli" okuması |
Bir. Seb'an nekre (belirsiz) ve temyizsizdir — "yedi ne?" sorusu cümlede cevaplanmıyor. Ayet sayıyı veriyor, sayılanı vermiyor. Bu, ihtilafın kaynağıdır.
| Okuma | Bağlacın işi |
|---|---|
| a | Ayırıcı — yedi ayrı bir şey, Kur'an ayrı |
| b | Açıklayıcı (atf-ı beyân) — yedi, zaten Kur'an'ın kendisidir |
| c | Bütünden parçaya atıf — parça anıldıktan sonra bütün anılıyor |
Fâtiha sûresi dizinde Fâtiha'de işlendi; orada ayet sayısı ve besmelenin sayımı meselesi ele alındı. Oraya dayanıyorum.
Bir dizim gözlemi kaydediyorum: ayet, seksen sekizinci ayetteki emri hazırlıyor. Önce verilen şey anılıyor, sonra "başkasının elindekine bakma" deniyor. Sıralama tersine çevrilseydi emir çıplak kalırdı.