Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Hicr 4-5. ayetler

Kur'an · 15. sûre: Hicr · 4-5. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

15/4-5

وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَّعْلُومٌ · مَّا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَـْٔخِرُونَ

Ve mâ ehleknâ min karyetin illâ ve lehâ kitâbün ma'lûm · Mâ tesbiku min ümmetin ecelehâ ve mâ yeste'hırûn

"Helâk ettiğimiz her ülkenin mutlaka bilinen bir yazısı vardı. · Hiçbir ümmet ecelinin ne önüne geçebilir ne de onu geciktirebilir."

كِتَابٌ مَّعْلُومٌ — sûrenin ilk ma'lûmu

Sıfat sûrede dört kez geçecek (4, 21, 38, ve 44'te aynı kalıpta maksûm); yapı bölümünde tablolandı.

Buradaki kullanımı kaydedilmelidir: kitâb ile ma'lûm yan yana. Kelime bir belge adı olarak değil, bir belirlenmişlik olarak geliyor.

Ve cümlenin kalıbı bir hasrdır: ve mâ ehleknâ… illâ… — istisnasız. Yani helâk, ne kadar ani görünürse görünsün, bir vakit taşıyor.

مَّا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا

Cümle iki yönde birden olumsuzlanıyor: ne öne geçebilir, ne geride kalabilir.

Ve bir dizim nüktesi kaydedilmelidir: birinci fiil müennes tekil (tesbikuümmet için), ikinci fiil müzekker çoğul (yeste'hırûn).

Bunu bir dil gözlemi olarak kaydediyorum: cümle ümmet kelimesiyle başlıyor (topluluk — dişil), sonra topluluğu oluşturan kişilere geçiyor (çoğul). Yani ecel önce topluluğa, sonra fertlere bağlanıyor.

Aynı cümle A'râf 7/34 ve Yûnus 10/49'da da geçer; bu sûreler dizinde henüz işlenmedi, yalnız geçtikleri yerleri kaydediyorum.


Hicr sûresinin tamamı