Tafsir LabUsulGitHubEnglish

İbrâhim 30. ayet

Kur'an · 14. sûre: İbrâhim · 30. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

14/30

وَجَعَلُوا۟ لِلَّهِ أَندَادًا لِّيُضِلُّوا۟ عَن سَبِيلِهِۦ ۗ قُلْ تَمَتَّعُوا۟ فَإِنَّ مَصِيرَكُمْ إِلَى ٱلنَّارِ

Ve cealû lillâhi endâden li-yudıllû an sebîlih · Kul temetteû fe-inne masîraküm ile'n-nâr

"Allah'a ortaklar koştular — O'nun yolundan saptırmak için. De ki: 'Yararlanın bakalım; dönüşünüz ateşedir.'"

أَندَاد

Niddin çoğulu. Kök ن-د-د: bir şeyin dengi, benzeri, karşılığı olmak; ve buradan "kaçmak, ürküp dağılmak" anlamı.

Dilciler nidd ile misl arasında bir ayrım kaydeder: misl genel benzerlik, nidd ise karşı karşıya konan, rakip sayılan denktir. Yani kelime bir benzeyişi değil, bir karşıya koyuşu bildiriyor.

Kelime Bakara 2/22'de geçmişti (fe-lâ tec'alû lillâhi endâden ve entüm ta'lemûn) ve orada işlendi. Oraya dayanıyorum.

قُلْ تَمَتَّعُوا۟ — emir kipinde tehdit

Emir kipi burada emir bildirmiyor. Arapçada buna tehdîd (emir kalıbıyla tehdit) denir ve dizinde birkaç yerde işlendi (Fussilet 41/40'ta i'melû mâ şi'tüm, Mürselât 77/46'da külû ve temetteû kalîlâ). Oralara dayanıyorum.

Kaydedilmesi gereken şey, cümlenin ikinci yarısıdır: fe-inne masîraküm ile'n-nâr. Emir, gerekçesiyle birlikte veriliyor — ve gerekçe, emri kendi içinde iptal ediyor. Bunu bir dizim gözlemi olarak kaydediyorum: "yararlanın" ile "dönüşünüz ateşe" aynı cümlede durunca, ilk yarı bir izin değil bir ölçü bildirimi hâline geliyor.

م-ص-ر / ص-ي-رmasîr: varılacak yer, dönüş yeri. Kök ص-ي-ر: bir hâlden bir hâle dönüşmek.


Bu bölümde çözümlenen kökler

ص-ي-ر

İbrâhim sûresinin tamamı