Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Ra'd 25-27. ayetler

Kur'an · 13. sûre: Ra'd · 25-27. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

13/25-27

وَٱلَّذِينَ يَنقُضُونَ عَهْدَ ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مِيثَٰقِهِۦ وَيَقْطَعُونَ مَآ أَمَرَ ٱللَّهُ بِهِۦٓ أَن يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ … ٱللَّهُ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ

"Allah'ın ahdini, pekiştirilmesinden sonra bozanlar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi kesenler ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar…"

Yirminci ayetin tersi

Bu ayet, yirmi-yirmi birinci ayetlerin tam karşıtı olarak kuruluyor ve kelime kelime karşılaştırılabilir:

Ayet 20-21Ayet 25
Yûfûne bi-ahdillâhahde vefaYenkudûne ahdallâhahdi bozma
Ve lâ yenkudûne'l-mîsâkMin ba'di mîsâkıh
Yasılûne mâ emerallâhu bihî en yûsalVe yaktaûne mâ emerallâhu bihî en yûsal

Üç maddede de aynı kelimeler, zıt fiillerle. Bu, sûre içinde doğrulanabilir bir simetridir ve bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: sûre iki grubu ayrı ayrı tarif etmiyor — aynı listeyi iki yönde okuyor.

ٱللَّهُ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ (26) — iki fiil: yaymak ve ölçüyle vermek.

Zümer 39/52 ve Şûrâ 42/27'de aynı ikili işlendi ve orada kaydedilmişti: ne bolluk liyakat delili, ne darlık gözden düşme delilidir. Oraya dayanıyorum.

وَفَرِحُوا۟ بِٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَمَا ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ إِلَّا مَتَٰعٌف-ر-ح kökü Ğâfir (Mü'min) 40/75'te (bimâ küntüm tefrahûne … ve bimâ küntüm temrahûn) işlendi ve orada ferah ile merah farkı verilmişti. Oraya dayanıyorum.

قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِىٓ إِلَيْهِ مَنْ أَنَابَ (27) — cümlenin ikinci yarısı bir şart taşıyor: men enâb — yönelen.

أ-ن-ب kökü Kāf 50/8 ve Ğâfir (Mü'min) 40/13'te işlendi. Ve orada kaydedilen şey burada da geçerlidir: delil herkese gösteriliyor, ders alma yönelmeye bağlanıyor.


Ra'd sûresinin tamamı