Enfâl 45-47. ayetler

Kur'an · 8. sûre: Enfâl · 45-47. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

8/45-47

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا لَقِيتُمْ فِئَةً فَٱثْبُتُوا۟ وَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًا … وَلَا تَنَٰزَعُوا۟ فَتَفْشَلُوا۟ وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ وَٱصْبِرُوا۟

"Bir toplulukla karşılaştığınızda sebat edin ve Allah'ı çok anın… Birbirinizle çekişmeyin; yoksa gevşersiniz ve rüzgârınız gider. Sabredin."

وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ

Deyim kaydedilmeye değer: rîh — rüzgâr.

Dilciler bu deyimi güç, üstünlük, işlerin yolunda gitmesi olarak açıklar; denizcilikten alındığı ve yelkenin rüzgârını kaybetmesini andırdığı kaydedilir.

Bunu dilcilerin verdiği şekliyle aktarıyorum ve şunu kendi okumam olarak ekliyorum: deyim, gücün kendinden kaynaklanmayan bir şey olduğunu taşıyor — rüzgâr, geminin malı değildir.

Ve zincir kaydedilmelidir: tenâzu' (çekişme) → feşel (gevşeme) → zehâbü'r-rîh (gücün gitmesi). Üç adım, tek cümlede.

Ve bu, sûrenin ilk ayetiyle örtüşüyor: ve aslihû zâte beyniküm — aranızı düzeltin. Sûre, aynı meseleyi önce bir emirle, sonra bir sonuç zinciriyle veriyor. Bu, sûre içinde doğrulanabilir bir örgüdür.

وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ خَرَجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِم بَطَرًا وَرِئَآءَ ٱلنَّاسِ (47) — bataran: şımarıklık, nimetin şaşırtması. Kök dizinde ilk kez burada geçiyor. Riâe'n-nâs — insanlara gösteriş.


Enfâl sûresinin tamamı →