وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا أُولَٰئِكَ أَصْحَابُ النَّارِ خَالِدِينَ فِيهَا وَبِئْسَ الْمَصِيرُ
- كَفَرُوا — örttüler. İç bir işlem: gördüğünün üstünü kapatmak.
- كَذَّبُوا — yalanladılar. Dış bir işlem: "bu yalandır" demek.
Mâûn'de bu ayrım işlenmişti ve tekrarlamıyorum: kezebe (birinci bab) "yalan söyledi" demektir — fâil yalancıdır; kezzebe (tef'îl babı) ise "başkasının doğru sözüne yalan dedi" demektir — yaptığı şey doğru olanı reddetmektir. Ve orada kaydedilen şu: tekzîb sessiz bir inkâr değil, aktif bir tavır, bir konum alıştır.
İki fiilin sırası mantıklıdır: önce içeride örtme, sonra dışarıda ilan. Küfür bir hâl, tekzîb bir beyandır.
Ve bu, sûrenin ikinci ayetiyle bağlanıyor: orada yalnızca kâfirun denmişti — bir hâl. Burada hâle bir fiil ekleniyor.
Kök: ص ح ب. Sahb, birlikte olmak, arkadaşlık etmek, beraber bulunmak. Sâhib, yol arkadaşı; sohbet, birlikte bulunma; ashâb, çoğulu.
Kur'an bu tamlamayı sık kullanır: ashâbü'n-nâr, ashâbü'l-cenne, ashâbü'l-yemîn, ashâbü'ş-şimâl, ashâbü'l-kehf, ashâbü'l-uhdûd (Bürûc'de işlendi).
Kelimenin seçimi dikkat çekicidir. "Ateşe girenler" ya da "ateşte olanlar" denmiyor; "ateşin arkadaşları" deniyor. Sohbet kelimesinin içinde bir süreklilik ve aidiyet var: sahip olunan yer değil, ait olunan yer.
Ve Meâric'de kaydedilen bir tespit burayla ilgili: izîn kelimesinin kökünde de aidiyet vardır — herkesin bir grubu vardır. Burada da grup adı veriliyor: kişi ateşte bulunmuyor, ateşe ait oluyor.
بِئْسَ, Arapçada fiilü'z-zemm'dir — yergi fiili. Karşıtı ni'me'dir (övgü fiili). İkisi de donmuş fiillerdir; çekimlenmezler.
| 64/3 | 64/10 | |
|---|---|---|
| İfade | ve ileyhi'l-masîr | ve bi'se'l-masîr |
| Ne söylüyor | Dönüş kime | Varış nasıl |
| Kapsam | Herkes | Bir kısmı |
| Ton | Nötr | Yergi |
Bunun anlamı şu: dönüşün adresi ile varışın niteliği ayrı şeylerdir. Herkes aynı yere dönüyor; ama herkes aynı şeyle karşılaşmıyor.
Bu, sûrenin baştan beri kurduğu tabloyla uyumlu. İkinci ayette insanlar tek bir yaratmadan çıkıp iki gruba ayrılmıştı; burada tek bir dönüşten çıkıp iki sonuca ayrılıyorlar. Yapı aynı: ortak başlangıç, ayrışan sonuç.