وَهُوَ ٱلَّذِى يَتَوَفَّىٰكُم بِٱلَّيْلِ وَيَعْلَمُ مَا جَرَحْتُم بِٱلنَّهَارِ ثُمَّ يَبْعَثُكُمْ فِيهِ لِيُقْضَىٰٓ أَجَلٌ مُّسَمًّى
"Geceleyin sizi vefat ettiren, gündüzün ne kazandığınızı bilen ve belirlenmiş süre tamamlansın diye gündüz sizi dirilten O'dur."
Bu ayet Zümer 39/42 ile aynı alandadır (Allâhu yeteveffe'l-enfüse hîne mevtihâ ve'lletî lem temüt fî menâmihâ) ve orada ayrıntılı işlendi: uyku ile ölümün aynı fiile bağlanması, ve yümsikü / yürsilü çifti. Oraya dayanıyorum.
| Yer | Fiiller |
|---|---|
| Zümer 39/42 | Yeteveffâ → yümsikü / yürsilü — tutmak ve salıvermek |
| En'âm 6/60 | Yeteveffâ → yeb'asüküm — diriltmek |
En'âm, gündüz uyanmayı ba's (diriltme) fiiliyle anıyor. Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: aynı olgu, iki sûrede iki ayrı fiille adlandırılıyor ve ikisi de âhiret diline ait.
مَا جَرَحْتُم بِٱلنَّهَارِ — ج-ر-ح kökü Câsiye 45/21'de çözümlendi (yaralamak; ve kazanmak — cevârih: hem yırtıcı kuşlar hem organlar). Tekrarlamıyorum.