وَفَٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ · لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ
Kökün tahlili yirminci ayette yapıldı ve orada kaydedilen ayrım şuydu: ta'âm zorunluluğu, fâkihe fazlalığı bildirir.
Bu, kökün sûredeki ikinci geçişidir. Üçüncüsü altmış beşinci ayette, ekini çer çöp olmuş çiftçilerin ağzından gelecek (tefekkehûn).
| Tablo | Ayet | Meyve nasıl anılıyor |
|---|---|---|
| Sâbikūn | 20 | fâkihetin mimmâ yetehayyerûn — seçtikleri |
| Ashâbü'l-yemîn | 32 | fâkihetin kesîra — bol |
Birinci tabloda ölçü seçim, ikincisinde miktar. Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum; iki tablo arasındaki bütün farklar, ikinci tablo bittikten sonra bir arada ele alınacak.
İki sıfat rastgele seçilmemiş. Muhatabın dünyasında bir meyveye ulaşmayı engelleyen iki şey vardır ve ayet ikisini de tek tek kaldırıyor:
| Engel | Ne | Kaldıran sıfat |
|---|---|---|
| Zaman | Meyve mevsimlidir; mevsimi geçer | lâ maktûa |
| Mülkiyet | Meyve birinindir; bahçe çitlidir, erişim izne bağlıdır | lâ memnûa |
Bu ayrımı kendi okumam olarak veriyorum. Klasik tefsirlerde maktûanın mevsim, memnûanın engellenme anlamında açıklandığı yaygın olarak nakledilir; iki engelin biri tabiattan biri insandan olduğu şeklindeki tasnif ise bana aittir.