تَبَٰرَكَ ٱسْمُ رَبِّكَ ذِى ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ
Yetmiş yedi ayet boyunca soru soruldu ve cevap verilmedi. Yetmiş sekizinci ayet soru sormuyor; bir hüküm koyuyor.
Kök: ب-ر-ك. Ve kökün somut çekirdeğine bakmak gerekiyor, çünkü kelime Türkçede tamamen soyutlaşmıştır.
- بِرْكَة — havuz. Suyun akıp gitmeyip durduğu ve biriktiği yer. Türkçedeki "birke/berke".
- بَرَكَة — bereket. Bir şeyde kalıcı ve artan hayır bulunması.
Ve iki kolun ortak noktası şudur: kalmak ve birikmek. Bereket, çokluk değildir; kalıcılık ve artmadır. Az olan ama tükenmeyen şey bereketlidir; çok olan ama akıp giden şey değildir.
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum; kökün anlamı ve iki ayetin sûredeki yerleri metnin verisidir.
Bir. Fiil daima bu kalıpta geçer. Muzârisi, emri, ism-i fâili Kur'an'da kullanılmaz. Yalnız tebârake biçimi vardır.
Rahmân sadece Allah için kullanılır, Rahîm insan için de kullanılabilir. … Dil, birini paylaşıma açmış, diğerini kapatmış.
Yani sûre, yalnız Allah için kullanılan bir isimle açılıp yalnız Allah için kullanılan bir fiille kapanıyor.
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum. Rahmânın yalnız Allah için kullanıldığı Fâtiha bölümünde belgelendi; tebârakenin kullanımı hakkındaki tespiti ise Kur'an metninden çıkarılmış bir gözlem olarak sunuyorum.
Peki neden "Allah ile" değil de "Allah'ın adıyla"? Çünkü kul, Zât'a doğrudan tutunamaz; tutunabileceği şey isimdir. İsim, bize dönük yüzdür.
ٱسْم (isim) — Kökü konusunda iki eski görüş var: s-m-v (yükseklik) ya da v-s-m (alâmet, iz, damga). İkisi de aynı yere çıkıyor aslında: isim, bir şeyi diğerlerinden ayıran ve onu görünür kılan işarettir.
Besmelede kul, Zât'a değil isme tutunuyordu. Rahmân'ın son ayetinde ise mübarek kılınan şey yine isimdir.
Ve bu, sûrenin bütününe bakan bir şey söylüyor. Yetmiş sekiz ayet boyunca güneş, ay, deniz, bahçe, ateş sayıldı; hepsi görülebilen, dokunulabilen, bilinebilen şeylerdi. Sûrenin son cümlesi de aynı yerde duruyor: görünmeyene değil, görünen tarafa — isme.
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum; Fâtiha bölümündeki tespit ve bu ayetin lafzı metnin verisidir.
Ve isim kökünün "alâmet" koluna dikkat. Fâtiha'da kaydedildiği gibi isim, bir görüşe göre و-س-م kökünden gelir — damga, alâmet. Ve sûrenin kırk birinci ayetinde suçlular سِيمَاlarından tanınıyordu — aynı kökten sayılan bir kelime.
Bunu bir kelime örgüsü gözlemi olarak kaydediyorum; iki kelimenin kökü konusunda dilcilerin ayrıldığını yukarıda belirttim ve kesin bir bağ iddia etmiyorum.
| 55/27 | 55/78 | |
|---|---|---|
| Biçim | ذُو — merfû | ذِى — mecrûr |
| Neyi niteliyor | وَجْهُ رَبِّكَ — Rabbinin vechi | رَبِّكَ — Rabbin |
| Cümledeki yeri | yebkā vechü Rabbike zü'l-celâl | ismü Rabbike zi'l-celâl |
Bu, i'râbdan doğrudan okunabilen bir farktır: zû merfûdur ve merfû olan vechi niteler; zî mecrûrdur ve mecrûr olan Rabbikeyi niteler.
Ve fark bir şey söylüyor. Birinci geçişte celâl ve ikram, bâkî kalan şeye nispet ediliyor. İkinci geçişte, adı anılan zâta.
Bunu bir i'râb gözlemi olarak kaydediyorum; gramer farkı tartışmasızdır ve klasik i'râb kaynaklarından doğrulanabilir. Farktan çıkardığım anlam yorumu ise bana aittir.
| 55/1 | 55/78 | |
|---|---|---|
| Kelime | ٱلرَّحْمَٰنُ | ٱسْمُ رَبِّكَ |
| Ne | Bir isim | Bir ismin mübarek kılınması |
| Kime ait | Yalnız Allah'a | Yalnız Allah'a |
| Kim muhatap | Yok — isim tek başına | "Senin" Rabbin — tekil muhatap |
| Cümle | Fiilsiz | Fiille |
Bir. Sûre bir isimle açılıyor ve bir ismin mübarek kılınmasıyla kapanıyor. İlk ayette isim söyleniyor; son ayette o ismin ne olduğu söyleniyor.
İki. Muhatap değişiyor. Birinci ayette hiçbir muhatap yok. Nakaratlarda muhatap ikildir (Rabbikümâ). Son ayette muhatap tekildir: Rabbike — "senin Rabbin".
Yani sûre şu yolu izliyor: kimse → siz ikiniz → sen. En geniş isimden başlayıp en dar hitaba iniyor.
Fâtiha bölümünde bu iki ismin farkı işlenmişti: er-Rahmân kapsayıcıdır — mümin, kâfir, hayvan, bitki, hepsini kapsar. Rabb ise Fâtiha'da kaydedildiği gibi terbiye edendir ve bir ilişki bildirir: "senin Rabbin".
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum. İki ayetin lafızları ve muhatapların sayısı metnin doğrulanabilir verileridir.