رَبُّ ٱلْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ ٱلْمَغْرِبَيْنِ
Bu tamlama Meâric'de, orada geçen çoğul biçimiyle birlikte tabloya alınmıştı. Orada kaydedilenleri tekrarlamıyorum; tabloyu ve izahı hatırlatıp farkı göstermekle yetiniyorum.
| Sayı | Ayet | İfade |
|---|---|---|
| Tekil | Bakara 2/115, 2/142 ve başka yerler | el-meşriku ve'l-mağrib |
| İkil | Rahmân 55/17 | Rabbü'l-meşrikayni ve Rabbü'l-mağribeyn |
| Çoğul (tek taraf) | Sâffât 37/5 | ve Rabbü'l-meşârik |
| Çoğul (iki taraf) | Meâric 70/40 | Rabbi'l-meşârikı ve'l-meğārib |
- Tekil: yön olarak doğu ve batı; iki temel istikamet. - İkil: güneşin yaz ve kış aylarındaki iki uç doğuş ve batış noktası. Bu, gözle görülebilir bir olgudur. - Çoğul: yılın her günü doğuş noktası biraz değişir; dolayısıyla doğuş noktaları sayıca çoktur.
Ve orada bir kayıt daha düşülmüştü ve burada tekrar edilmesi gerekiyor: bu bir fennî mucize iddiası değildir. Anlatılan şey modern bir keşif değil; çölde yaşayan, ufku bir takvim gibi okuyan bir topluluk için çıplak gözle görülebilen, o dönemde de bilinen bir olgudur.
| Rahmân 55/17 | Meâric 70/40 | |
|---|---|---|
| Sayı | İkil | Çoğul |
| Yapı | Rabbü iki kez tekrarlanıyor | Rabbi bir kez, iki tamlanan ortak |
| Cümledeki yeri | Bir haber — sûrenin nimet dizisinin bir halkası | Bir yeminin konusu |
| Neyi vurguluyor | İki uç nokta — sınırlar | Çokluk — kapsam |
| Sûrenin işi | Düzenin şaşmazlığını saymak | Gücün kapsamını savunmak |
Ayet "iki doğunun ve iki batının Rabbi" demiyor. "İki doğunun Rabbi ve iki batının Rabbi" diyor. Kelime iki kez geçiyor.
| İzah | Ne diyor |
|---|---|
| Fasıla gereği | Sûrenin ses düzeni tekrarı gerektiriyor; el-meşrikayn ile el-mağribeyn ayrı ayrı anıldığında ayet kafiyeye oturuyor |
| Anlam gereği | Doğu ile batı ayrı ayrı sahiplenilmiş oluyor; iki uç, tek bir çift olarak değil, iki ayrı hâkimiyet alanı olarak anılıyor |
İkisi de mümkündür ve birbirini dışlamaz. Ama şunu kaydediyorum ve kendi okumam olarak sunuyorum: bu sûre baştan sona çift üzerine kurulu bir metindir, ve tam da bu ayette çiftin iki yarısı ayrı ayrı sahiplendiriliyor. Sûrenin kendi mantığı içinde tekrar, sesten önce anlamı karşılıyor.
Yukarıda ses yapısı bölümünde kaydedildiği gibi, sûrenin bütün fasılaları uzun â + tek ünsüz düzenindedir: -ân, -âm, -âr.
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve bir delil saymıyorum. Ama gözlem doğrulanabilir: sûrenin ses düzeninin tek belirgin sapması, iki uç noktadan söz eden ayette bulunuyor.