Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Mâide 9-10. ayetler

Kur'an · 5. sûre: Mâide · 9-10. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

5/9-10

وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ عَظِيمٌ · وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ

Vaada'llâhu'llezîne âmenû ve amilü's-sâlihâti lehüm mağfiratün ve ecrun azîm · Ve'llezîne keferû ve kezzebû bi-âyâtinâ ülâike ashâbü'l-cahîm

"Allah, iman edip iyi işler yapanlara vaad etmiştir: onlar için bağışlanma ve büyük bir karşılık vardır. İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise cehennemin halkıdır."

İki ayetin işlevi

Uzun bir hüküm bloğu (1-8) burada iki kısa ayetle kapanıyor. Bu, Kur'an'ın hüküm bölümlerinde tekrarlanan bir yapıdır: düzenlemeler sıralanır, sonra iki tarafın âkıbeti kısaca anılır ve blok kapanır.

Dizim nüktesi: iki ayetin yapıları farklıdır ve bu fark anlamlıdır.

5/95/10
FiilVaada'llâhvaad varVaad yok
YapıFiil cümlesi, fâil Allahİsim cümlesi, ülâike ile işaret
SonuçMağfiratün ve ecrun azîmAshâbü'l-cahîm

İyilik tarafında "Allah vaad etti" deniyor; kötülük tarafında böyle bir fiil kullanılmıyor — sonuç bir tespit olarak konuyor. Bu ayrım Kur'an'da yaygındır: vaad kelimesi rahmet tarafına ait kılınır.

أَصْحَٰب — kök ص-ح-ب: arkadaşlık, beraberlik, bir şeye eşlik etme. Sâhib — yol arkadaşı. Ashâbü'l-cahîm terkibi, kelimenin tam anlamıyla "cehennemin yoldaşları" demektir — bir yere hapsedilenler değil, ona eşlik edenler.

جَحِيم — kök ج-ح-م: ateşin şiddetle tutuşması, korun kızarması. Cahîm — alevi yükselmiş, kızgın ateş. Kelime Tekâsür ve Şuarâ'de geçti.


Mâide sûresinin tamamı