5/119-120 — Sûrenin kapanışı
Kālellâhu hâzâ yevmü yenfeu's-sâdikīne sıdkuhüm · Lehüm cennâtün tecrî min tahtihe'l-enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ · Radıyallâhu anhüm ve radû anh · Zâlike'l-fevzü'l-azîm
"Allah şöyle diyecek: 'Bu, doğrulara doğruluklarının fayda vereceği gündür.' Onlara, içinde ebedî kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuştur. İşte büyük kurtuluş budur."
ص-د-ق kökü, sûrenin son bölümünde üç kez geçmişti: 5/113'te havârilerin isteği (en kad sadaktenâ), 5/75'te Meryem'in sıfatı (sıddîka), ve burada hükmün ölçüsü.
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve dayanağı fiilin zamanıdır: cümle yenfeu (fayda verir) diyor — yani o gün fayda veren şey, o gün yapılan bir şey değil, daha önce yapılmış olandır.
رَّضِىَ ٱللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا۟ عَنْهُ — aynı fiil iki yönde. Terkip Beyyine 98/8 ve Tevbe 9/100'de işlendi; oraya dayanıyorum.
Bunu bir yapı gözlemi olarak kaydediyorum ve dayanağı sûrenin iki ucudur: metin evfû bi'l-ukūd — "akitlerinizi yerine getirin" ile açılmıştı; mülkün kime ait olduğunu bildiren cümleyle kapanıyor. Sözleşme fikri, mülkiyetin bilinmesiyle tamamlanıyor: taahhüt eden de, taahhüdün konusu da bir sahibin elindedir.