Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Fetih 19. ayet

Kur'an · 48. sûre: Fetih · 19. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

48/19

وَمَغَانِمَ كَثِيرَةً يَأْخُذُونَهَا ۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمًا

Ve meğânime kesîraten ye'huzûnehâ; ve kâne'llâhu azîzen hakîmâ

"Ve alacakları birçok ganimet. Allah azîzdir, hakîmdir."

Bir önceki ayetin devamı

Ayet, 18. ayetteki esâbehüm (onlara karşılık verdi) fiiline bağlanan ikinci nesnedir: onlara yakın bir fetih ve alacakları birçok ganimet verdi.

Ve kelime seçimi anlamlıdır. On beşinci ayette meğânim geride kalanların talep ettiği şeydi; burada aynı kelime, biat edenlere verilen şeydir. Aynı kelime, dört ayet arayla iki farklı yerde duruyor: bir yerde istenen, bir yerde verilen.

Fiil muzâri: ye'huzûnehâ — "alacakları", "almakta oldukları". Henüz olmamış bir şey, olmakta olan gibi anlatılıyor.

وَكَانَ ٱللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمًا

Bu isim çifti sûrede ikinci kez geliyor (7 ve 19). Ve iki yerde de bağlam bir hükmün infazıdır: yedinci ayette azap, burada bir taksimin gerçekleşmesi.

Ve buradaki yeri özellikle anlamlı. Ganimetin kime verileceği bir taksim meselesidir ve taksimler tartışma doğurur — nitekim sûrede tam bu tartışma anlatılmaktadır (15). Ayet, taksimi iki isimle kapatıyor: Azîz (kararı geri çevrilemeyen) ve Hakîm (kararı yerli yerinde olan).


Fetih sûresinin tamamı