Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Ahkāf 13-14. ayetler

Kur'an · 46. sûre: Ahkāf · 13-14. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

46/13-14

إِنَّ ٱلَّذِينَ قَالُوا۟ رَبُّنَا ٱللَّهُ ثُمَّ ٱسْتَقَٰمُوا۟ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

"Şüphesiz 'Rabbimiz Allah'tır' deyip sonra dosdoğru olanlara korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de."

قَالُوا۟ثُمَّ ٱسْتَقَٰمُوا۟

İki fiil arasındaki bağlaç kaydedilmeye değer: sümme.

Arapçada sümme, dan farklı olarak arada bir mesafe bildirir. Yani söz ile istikamet arasında bir zaman var: söylemek bir anda olur, doğru durmak sürer.

ٱسْتَقَٰمُوا۟ — X. bâb, kök ق-و-م: dosdoğru durmak, eğrilmeden devam etmek. Kökün kayyûm ile ilişkisi Bakara 2/255 bölümünde işlendi: ayakta durmak ve ayakta tutmak.

Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: ayet iki şart koyuyor ve ikincisi zamana yayılıyor. Sûrenin geri kalanında anlatılacak olan da budur: Âd kavmi bir bulut gördüğünde (24), insan kırk yaşına vardığında (15), cinler bir metin duyduğunda (29) — hepsi ilk anın ötesinde ne yapıldığıyla ilgilidir.

فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ — bu terkip Kur'an'da birçok yerde geçer ve iki zaman yönünü kapatır: havf geleceğe, hüzn geçmişe aittir. Yani ne önde bekleyen ne arkada kalan.


Bu bölümde çözümlenen kökler

ق-و-م

Ahkāf sûresinin tamamı