لا يحب الله الجهر بالسوء من القول إلا من ظلم … · إن تبدوا خيرا أو تخفوه أو تعفوا عن سوء فإن الله كان عفوا قديرا · … الذين يفرقون بين الله ورسله … · والذين آمنوا بالله ورسله ولم يفرقوا بين أحد منهم أولئك سوف يؤتيهم أجورهم
Lâ yuhıbbullâhu'l-cehra bi's-sûi mine'l-kavli illâ men zulim … · İn tübdû hayran ev tuhfûhü ev ta'fû an sûin fe-innallâhe kâne afüvven kadîrâ · … Ellezîne yüferrikūne beynallâhi ve rusülihî … · Vellezîne âmenû billâhi ve rusülihî ve lem yüferrikū beyne ehadin minhüm ülâike sevfe yü'tîhim ücûrahüm
"Allah, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez — haksızlığa uğrayan başka… Bir iyiliği açıklar ya da gizlerseniz ya da bir kötülüğü affederseniz — Allah çok affedicidir, gücü yetendir… Allah ile elçileri arasını ayıranlar… Allah'a ve elçilerine inanan ve onlardan hiçbiri arasında ayrım yapmayanlara karşılıkları verilecektir."
| Okuma | İstisna neyi kapsıyor | Dayanağı |
|---|---|---|
| A | Haksızlığa uğrayanın durumunu dile getirmesi | Cehr kelimesinin "açıkça söylemek" anlamı |
| B | Zulmedene karşı beddua etmesi | Cümlenin sû (kötü söz) ile ilgili olması |
| C | Yapılan haksızlığı başkasına bildirmesi, şikâyet etmesi | Kelimenin genel kullanımı |
Metinden söylenebilecek olan şudur ve bir dizim gözlemidir: ayet, kötü sözün açıkça söylenmesini yasaklarken zarar görene bir kapı bırakıyor. İstisna, yasakla aynı cümlededir.
Ve fasılanın seçimi kaydedilmelidir: ayet afüvv (çok affeden) ile kadîr (gücü yeten) sıfatlarını yan yana koyuyor.
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve dayanağı iki sıfatın birlikte gelmesidir: affetmek, gücü olmadığı için değil, gücü varken yapıldığında bir şey ifade eder. Fasıla, üçüncü kalemin yanına konmuş bir ölçüdür.
Ve bu ayet, yirmi beşinci ayet bahsinde tablolanan üçlünün son satırıdır (ve en tasbirû hayrun leküm — ve's-sulhu hayr — in tübdû hayran ev tuhfûhü ev ta'fû an sûin). Oraya dayanıyorum.
| Ayet | Lafız | Kim |
|---|---|---|
| 150 | Yüferrikūne beynallâhi ve rusülih … ve yürîdûne en yettehızû beyne zâlike sebîlâ | Ayıranlar |
| 152 | Ve lem yüferrikū beyne ehadin minhüm | Ayırmayanlar |
Ve yüz elli ikinci ayet, aynı sûrenin yüz otuz altıncı ayetiyle örtüşüyor: orada da inanılacak şeyler tek tek sayılmıştı (Allah, elçi, kitap, önceki kitap). Blok, saymayla açılıp saymayla kapanıyor.
Ve Bakara 2/285'te aynı ifade geçer (lâ nüferriku beyne ehadin min rusülih) ve orası bir dua cümlesidir. İki sûrede aynı terkip: biri bildirim, öteki söz.