يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ أَنتُمُ ٱلْفُقَرَآءُ إِلَى ٱللَّهِ وَٱللَّهُ هُوَ ٱلْغَنِىُّ ٱلْحَمِيدُ
"Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız. Allah ise hiçbir şeye muhtaç olmayan ve övgüye lâyık olandır."
Kökün somut anlamı dilcilerce şöyle verilir: fekar, omurga; fakīr, omurgası kırılmış olan. Buradan muhtaçlık anlamı doğar: kendi başına ayakta duramayan.
Bu resmi kaydediyorum ve dilcilerin kurduğu bir ilişki olarak aktarıyorum, kesin etimoloji hükmü olarak değil.
Ve cümlenin kuruluşu kaydedilmeye değer: entümü'l-fukarâü ilallâh — haber marife (belirli) geliyor. Arapçada bu, hasr bildirir: "asıl muhtaç olan sizsiniz."
Ve karşı taraf iki isimle anılıyor: el-ğaniyy (muhtaç olmayan) ve el-hamîd (övgüye lâyık). İkincisinin eklenmesi kaydedilmeye değer: muhtaç olmamak tek başına bir uzaklık bildirebilirdi; hamd sıfatı ilişkiyi açık tutuyor.