Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Lokmân 29-30. ayetler

Kur'an · 31. sûre: Lokmân · 29-30. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

31/29-30

أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُولِجُ ٱلَّيْلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيْلِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِىٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى

"Allah'ın geceyi gündüzün içine, gündüzü de gecenin içine geçirdiğini, güneşi ve ayı hizmete verdiğini görmedin mi? Her biri belirli bir süreye kadar akıp gider."

يُولِجُ — kök و-ل-ج: bir şeyin içine girmek, sokulmak. Vülûc — giriş. Kök Hadîd 57/6'da (yûlicü'l-leyle fi'n-nehâr) işlendi. Tekrarlamıyorum.

Ve aynı olay Zümer 39/5'te başka bir kökle anlatılmıştı: yükevviru'l-leyle ale'n-nehâr — sarmak.

YerFiilResim
Zümer 39/5Yükevviruك-و-رÜstüne sarmak
Hadîd 57/6 · Lokmân 31/29Yûlicüو-ل-جİçine geçirmek

Aynı olgu, iki ayrı resimle. Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: biri dıştan sarma, öteki içe girme; ikisi de gece ile gündüz arasında keskin bir sınır bulunmadığını taşıyor.

كُلٌّ يَجْرِىٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى — "her biri adı konmuş bir süreye kadar akar."

Ecelin müsemmâ terkibi Ahkāf 46/3, Zümer 39/42 ve Fâtır (Melâike) 35/45'te işlendi. Dört yerde de aynı şey söyleniyor: süre belirlidir, adı konmuştur, ama adı koyan insan değildir.

Buradaki fark kaydedilmelidir: terkip, insan ya da evren için değil — güneş ve ay için kullanılıyor. Yani düzenin kendisine de bir süre biçilmiş.

ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدْعُونَ مِن دُونِهِ ٱلْبَٰطِلُ — ve blok, iki kelimeyi karşı karşıya koyarak kapanıyor: el-hakk ve el-bâtıl.


Bu bölümde çözümlenen kökler

و-ل-جك-و-ر

Lokmân sûresinin tamamı