وَمَن يُسْلِمْ وَجْهَهُۥٓ إِلَى ٱللَّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَقَدِ ٱسْتَمْسَكَ بِٱلْعُرْوَةِ ٱلْوُثْقَىٰ
el-Urvetü'l-vüskā terkibi Bakara 2/256'da ayrıntılı çözümlendi: urve — kabın ya da giysinin tutulacak yeri; vüskā — en sağlam. Ve orada kaydedilen şey buraya taşınabilir: tutunanın gücü değil, kulpun sağlamlığı esas alınıyor. Tekrarlamıyorum.
| Yer | Kulpa yapışmanın şartı |
|---|---|
| Bakara 2/256 | Men yekfür bi't-tâğūti ve yü'min billâh — reddetmek ve inanmak |
| Lokmân 31/22 | Men yüslim vechehû ilallâhi ve hüve muhsin — teslim olmak ve iyilik etmek |
Bakara'da iki inanç fiili, Lokmân'da bir teslimiyet ve bir amel. Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: aynı sonuca iki ayrı yoldan varılıyor ve ikisi birbirini tamamlıyor.
يُسْلِمْ وَجْهَهُ — "yüzünü teslim etmek". Yüz, Arapçada kişinin kendisi ve yöneldiği taraf için kullanılır. Bakara 2/112'de aynı terkip geçmişti; oraya dayanıyorum.