Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Ankebût 69. ayet

Kur'an · 29. sûre: Ankebût · 69. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

29/69

وَٱلَّذِينَ جَٰهَدُوا۟ فِينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَا وَإِنَّ ٱللَّهَ لَمَعَ ٱلْمُحْسِنِينَ

"Bizim uğrumuzda çaba gösterenleri, yollarımıza mutlaka iletiriz. Şüphesiz Allah, iyilik edenlerle beraberdir."

Sûrenin kapanışı ve altıncı ayete dönüş

Kök ج-ه-د bu sûrenin altıncı ayetinde geçmişti: ve men câhede fe-innemâ yücâhidü li-nefsih"kim çaba gösterirse, kendisi için göstermiş olur."

AyetİfadeNe bildiriyor
6Men câhede fe-innemâ yücâhidü li-nefsihÇabanın kime ait olduğu
69Ellezîne câhedû fînâ le-nehdiyennehüm sübülenâÇabanın karşılığı

Sûre aynı kökle açtığı meseleyi aynı kökle kapatıyor. Bu, metinden doğrulanabilir bir halkadır.

ج-ه-د kökü: güç harcamak, tâkatin sonuna kadar gitmek. Cehd — güç, tâkat. Kök Hucurât, Muhammed ve Mümtehine'de geçti.

سُبُلَنَاçoğul: "yollarımız". Ayet tekil sebîl demiyor.

Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve dayanağı kelimenin çoğul oluşudur: hidayet tek bir güzergâh olarak değil, birden çok yol olarak anılıyor. Ve şart, yolu bulmak değil — çabanın kendisi. Sıralama kaydedilmeye değer: önce çaba, sonra yol gösterme.

وَإِنَّ ٱللَّهَ لَمَعَ ٱلْمُحْسِنِين — ve sûre, birinci bloktaki sınanma sorusuna verilmiş bir cevapla kapanıyor: sınanan yalnız bırakılmıyor.

İkinci ayette sorulmuştu: e-hasibe'n-nâsü en yütrakû — "bırakılıvereceklerini mi sandılar?" Altmış dokuzuncu ayet aynı fiilin karşıtını veriyor: lemea'l-muhsinîn — beraberdir. Sûre, "bırakılmazsınız" diye açılıp "yalnız değilsiniz" diye kapanıyor.


Bu bölümde çözümlenen kökler

ف-ت-نخ-ل-صو-ه-نح-م-لج-ه-د

Ankebût sûresinin tamamı