Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Ankebût 65. ayet

Kur'an · 29. sûre: Ankebût · 65. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

29/65

فَإِذَا رَكِبُوا۟ فِى ٱلْفُلْكِ دَعَوُا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ فَلَمَّا نَجَّىٰهُمْ إِلَى ٱلْبَرِّ إِذَا هُمْ يُشْرِكُونَ

"Gemiye bindiklerinde, dini yalnız O'na hâlis kılarak Allah'a yalvarırlar. Onları karaya çıkarıp kurtardığında ise, bir de bakarsın ortak koşuyorlar."

Lokmân ile karşılaştırma

Lokmân 31/32'de aynı sahne, neredeyse aynı kelimelerle geçti ve orada işlendi. İki ayet yan yana konabilir ve fark tek kelimededir:

Lokmân 31/32Ankebût 29/65
TehlikeĞaşiyehüm mevcün ke'z-zulelRakibû fi'l-fülk
DuaDeavullâhe muhlisîne lehü'd-dînDeavullâhe muhlisîne lehü'd-dîn
KurtuluşFe-lemmâ neccâhüm ile'l-berrFe-lemmâ neccâhüm ile'l-berr
SonuçFe-minhüm muktesıdİzâ hüm yüşrikûn

Üç cümle aynı, dördüncü farklı. Bu, metinden doğrulanabilir bir örtüşmedir ve iki sûrenin aynı sahneyi iki ayrı sonuçla bitirdiğini gösterir.

Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: Lokmân'da sonuç ölçülü bir dille veriliyordu (bir kısmı orta yolu tutar) ve geri kalanın ne yaptığı söylenmiyordu. Ankebût'ta o boşluk dolduruluyor. İki ayet birlikte okunduğunda tablo tamamlanmış oluyor.

Ve izâ edatı kaydedilmelidir: izâ hüm yüşrikûn — Arapçada bu edat ansızın olanı bildirir. Yani dönüş bir süreç değil, karaya ayak basmakla birlikte olan bir şey.


Ankebût sûresinin tamamı