إِنَّكَ لَا تَهْدِى مَنْ أَحْبَبْتَ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَهْدِى مَن يَشَآءُ
| Yer | İfade | Neyi sınırlıyor |
|---|---|---|
| Ahkāf 46/35 | Belâğ | Görev — ulaştırmadır |
| Zümer 39/41 | Ve mâ ente aleyhim bi-vekîl | Sorumluluk |
| Kāf 50/45 | Ve mâ ente aleyhim bi-cebbâr | Zorlama yetkisi |
| Fâtır 35/8 | Fe-lâ tezheb nefsüke aleyhim hasarât | Üzüntü |
| Lokmân 31/23 | Fe-lâ yahzünke küfruh | Üzüntü |
| Kasas 28/56 | Lâ tehdî men ahbebte | Sevgi — en yakın bağ |
Altı sûre, altı ayrı kelime. Ve Kasas'taki kaydedilmeye değer: sınır, sevginin üzerine konuyor. Men ahbebte — "sevdiğin kimse."
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve dayanağı fiilin seçimidir: öteki ayetlerde yetki ya da duygu sınırlanıyordu; burada, en güçlü bağın bile sonucu üretmediği söyleniyor. Ve bu, sûrenin genel çizgisiyle uyumludur: anne çocuğunu suya bırakmıştı, ve geri dönüşü sağlayan onun sevgisi değil, sebeplerin düzeniydi.