28/22-28 — Medyen: su, gölge ve bir iş teklifi
| Ayrıntı | İfade |
|---|---|
| Kalabalık | Ümmeten mine'n-nâsi yeskūn — sulayan bir topluluk |
| İki kadın | Ve vecede min dûnihimü'mraeteyni tezûdân — hayvanlarını geri tutuyorlar |
| Sebep | Lâ neskī hattâ yusdira'r-riâ' — çobanlar çekilmeden sulamayız |
| Baba | Ve ebûnâ şeyhun kebîr — babamız çok yaşlı |
| Mûsâ | Fe-sekā lehümâ sümme tevellâ ile'z-zılli — suladı, sonra gölgeye çekildi |
تَذُودَان — kök ذ-و-د: uzak tutmak, geri savmak. Kelime, hayvanları suya sokmayıp bekletmeyi anlatıyor.
Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: ayet, iki kadının neden beklediğini kendi ağızlarından açıklatıyor ve sebep pratiktir: kalabalık dağılana kadar. Yani sahne, ahlakî bir ders vermeden önce bir günlük hayat sahnesi olarak kuruluyor.
ثُمَّ تَوَلَّىٰٓ إِلَى ٱلظِّلِّ فَقَالَ رَبِّ إِنِّى لِمَآ أَنزَلْتَ إِلَىَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ — "Rabbim! Bana indireceğin her hayra muhtacım."
Dua kaydedilmeye değer: bir şey istenmiyor — ihtiyaç bildiriliyor. ف-ق-ر kökü Fâtır (Melâike) 35/15'te çözümlendi (fekar — omurga; fakīr — omurgası kırılmış olan). Oraya dayanıyorum.
قَالَتْ إِحْدَىٰهُمَا يَٰٓأَبَتِ ٱسْتَـْٔجِرْهُ إِنَّ خَيْرَ مَنِ ٱسْتَـْٔجَرْتَ ٱلْقَوِىُّ ٱلْأَمِينُ
"Onlardan biri dedi ki: 'Babacığım, onu ücretle tut. Ücretle tuttuklarının en hayırlısı, güçlü ve güvenilir olandır.'"
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve dayanağı iki sıfatın birlikte gelmesidir: biri yeterlilik, öteki emniyet bildiriyor ve ikisi ayrı ayrı yetmiyor. Güçlü ama güvenilmez olan da, güvenilir ama güçsüz olan da ölçüyü karşılamıyor.
Ve sözü söyleyenin kim olduğu kaydedilmelidir: ölçüyü koyan, sahneyi baştan izlemiş olan kişidir. Yani hüküm, gözleme dayanıyor — nitekim iki sıfatın ikisi de sahnede görülmüştü: kuyudan su çekmek (güç) ve gözünü indirerek gelmesi (güvenilirlik).
Bunu bir okuma olarak veriyorum; ayet bu bağı açıkça kurmuyor, ama sahnenin sırası buna elverişlidir.